Adaletin Bu mu, Adalet ve Kalkınma Partisi ?

Yayın: 15:03 - 15.08.2009
Güncelleme: 15:03 - 15.08.2009

Bir partinin adında ADALET kelimesi varsa, insan önyargılı da olsa adalet beklentisi içine giriyor. Ak Parti 29 Mart seçimlerinde bazı önemli belediyeleri kaybetti. Doğal olarak kaybedilen bu belediyelere hizmet noktasında farklı muamele yapmaktadır. Yani kendi partisinin belediye başkanına hükümet imkanlarını olabildiğince kullandırmaktadır, hatta başkanın yanlışları da varsa nispeten görmezden gelinebilir. Ama söz konusu belediye başka partiye mensup bir başkanın yönetimine geçmiş ise elinden gelse yağmurlu havada su yok. Ama unutulmaması gereken bir nokta var ki, oda nedir biliyor musunuz, en önemli etken olan halk var, bu göz ardı edilemez.

Siyasetin Çirkin Yüzü Sahnede

Kartal Belediyesinin yönetimi CHP’li bir başkana geçti diye kıyamet koptu sanki. Kartal’da belediye tarafından yapılmak istenen her hangi bir hamle, yatırım ne olursa olsun, önüne olmadık engeller çıkarılmaya başlandı. Yani Kartal’da yaşayan beş yüz bine yakın  insan bu muameleye tabii tutuluyor, adeta cezalandırılıyor. Ne olmuş oylar CHP ‘ye gitmiş diye. Lakin, Ak Partiye oy vermiş olan insanlar da bu kentte yaşıyor.

Kartal Belediyesi yaz festivali programı çerçevesinde Kartal meydanını kullanmak üzere hazırlık yapıyor, Büyükşehir Belediyesi  “hayır olamaz” diyor. Bir buçuk ay gecikmeli olarak onay verdi, Temmuz’da başlayacak olan festival 15 Ağustos’ta başladı. Bu bir örnek. Daha Fen işlerinde olsun, Park Bahçeler Müdürlüğünde olsun, İmar da olsun bir çok konuda engellemeler yapılmaya çalışılıyor.

Kartalspor Kulübü Ayrı Bir Handikap!..

Önceki yönetimin bırakmış olduğu 21 milyon liralık borç, yeni yönetimin kucağına oturdu. Tamam Kartal’da bizim, Kartalspor’da bizim, ama en azından vergi borcu beş senedir de vardı hiç de ödenmemiş bugüne kadar. Ne oldu da hemen yeni yönetim kurulu üyelerine yurt dışına çıkış yasağı konuldu ve tahsilat hızlandı. Önceki kulüp başkanı resmen kulübü borç batağına sokmuş olduğu ifade ediliyor. Ama ona gösterilen müsamaha yeni seçilen yönetime üç gün bile gösterilemedi. Kongre sonrası üçüncü gün tebligatlar ulaştı. Bu insanlar ne yapmak için ordalar, kulübü toparlamak için, Kartal düşmanı mı bu insanlar. Hayır Kartal’da yaşayan çok da dürüst insanlar. Kartal halkı olarak beklerdik ki bu enkazı kaldırmaya çalışanlara hükümet kolaylıkları ne varsa gösterilsin. Ama tam aksi durum söz konusu.

Eyy Ak Parti Hükümeti, Eyy sayın Kadir Topbaş, Kartal’da beş yüz bin insan yaşıyor. Ve bunlarda sadece CHP’ye oy vermiş değiller.

Yani bu ilçede yapılan iyi işleri de yanlış işleri de halka en ayrıntılarıyla biz gazeteciler olarak anlatmaktayız, anlatacağız.

Zira yaşadığımız kentin her sorununa duyarlı olmak zorundayız.

Yapılan güzel yatırımları da yazacağız, yatırım yapanların önünü tıkayanları da yazacağız.

Bir yatırımın önüne engel olmak Kartal halkına yapılacak saygısızlık anlamına gelir.

Başkan Öz, 56 Milyon Tl borç ile devraldığı belediyenin, dört ayda 17 milyon Tl kısmını ödediklerini açıkladı, bu durum sevindirici bir şey.  Yatırımlarını son dakikada açıklayacağını açıkça ifade ediyor. Zira yatırım olgunlaşmadan kamuoyuna açıklarsam önüne engel konulmasından çekiniyorum diyor sayın Altınok Öz Başkan.

Kartal’ın  DONKİŞOT ‘ları

Kartal yoğun gündemi olan bir kent değil aslında. Dolayısıyla en küçük bir atraksiyon da hemen herkes, kendine bir düşman cephesi açmak için çaba sarfediyor. Geçtiğimiz günlerde Kartal Kent Konseyi Başkanlığı ile ilgili ulusal basında yer alan bir haberden dolayı adeta fırtınalar koparıldı. Siyasette tecrübeli olmayan siyasiler haberi yapan kişiye değilde, Kartal’dan o habere malzeme katkısı kim sağladığının üzerine yoğunlaştılar. Yerel gazeteciler dahil herkes bir anda dedektifliğe soyundu. Acaba haberi kim servis yaptı. Yerel gazeteciler kendi arasında casus avına çıktı, kimi suçluluk psikolojisi ile senaryolar yazıyor, ben yapmadım diyor birilerine hesap soruyor. Adeta Donkişot rolüne kendini kaptırıp Yeldeğirmenleri arıyorlar ki düşman ilan etsinler.

Oysa haberi yapan kişi de belli,  haberin yapıldığı gazetede belli, suçlu aranıyorsa suçlu Takvim Gazetesindeki habere adını yazarak yayınlayan kişidir. Hiç kimse yerel basını baskı altına almayı aklından bile geçirmesin, böyle bir düşünceyle hareket edenler işin başından yenilgiyle tanışmış olur.

Üstelik yerel basın yaşadığı kente katma değer kazandırma sorumluluğunu her zaman omuzlarında taşıyor, tüm gazeteci arkadaşların da öyle olduğunu düşünüyorum.

Kenan GÜLERCİ
Exit mobile version