MENÜ ☰
Ahmet Şimşek Koleji
Kartal Gazetesi » Dikkat Çekenler, Flaş, Politika, Röportaj, Toplum » Yondemir, bu kent bizim değil çocuklarımızın!
Yondemir, bu kent bizim değil çocuklarımızın!


Bugünlerde Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul 1. Bölgeden Milletvekili adayı olan aynı zamanda, önceki dönemlerde MHP Kartal İlçe Başkanlığını çok başarılı şekilde yapan Şenol Yondemir, Akyazı’da başlayıp Kartal’da devam eden hayat öyküsünü okurlarımızla paylaştı…

Bu röportaj Vural Dağtekin tarafından Kartal Haber Gazetesi adına 2008 yılının Mart ayında yapılmıştır.

Bu kent bizim değil, çocuklarımızın!

 

Her sayımızda bir toplum liderine yer verdiğimiz Kenti Yönetenler ve Yön Verenler yazı dizimize Kartal siyasetinin renkli simalarından Şenol Yondemir ile devam ediyoruz. MHP Kartal eski İlçe Başkanı Şenol Yondemir ile parti binasında oturduk, konuştuk. Ailesinin kökeninden gençliğine, üniversite yıllarından bugüne uzanan bir yolculuk yaptık.

Kartal’ın geçmişinde yaşanan olayların izlerini ararken ortaya çok keyifli bir hikaye çıktı. İlçemizde geçmişte değil okumanın, oturmanın dahi riskli olduğu yıllardan başlayan Yondemir’in siyasetle iç içe öyküsünde, eminiz ki sizlerde kendinizden bir parça bulacaksınız.

 

Yıl 1963…Günlerden 5 Temmuz…

 

Dünya özgürlük hareketlerine sahne oluyor. Ülkemiz sonbaharda yapılacak yerel seçimlere hazırlanmakta.1960 darbesinden çıkıp hükümeti devralan politikacılar şimdi de yerel yönetimlere halkın mührünü vurmaya hazırlanırken, seçim meydanları bugünkü kadar olmasa da ateşli nutuklara sahne olmaktaydı.

 İsmet İnönü darbe sonrası politikadaki sonbaharını yaşıyordu. Ankara üzerinde iki uçak çarpışmış, enkaz Ulus’a düşmüş ve bu korkunç kazada 80 kişi ölmüştü. Eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden Alpaslan Türkeş ve Numan Esin sürgünden Türkiye’ye dönmüşler.

Yine 1960 darbesinin ünlü ismi Talat Aydemir tekrar darbe girişimi nedeni ile emekli edilmişti.28 Ocakta başlayan ülkemizin belki de sendikal anlamdaki ilk grevi sayılacak olan Maden-İş’in Kavel Kablo grevi yeni sona ermiş.

Ardından Cibali Tütün Fabrikası’nda 3500 işçi yemek boykotu yapmıştı. Türkiye Avrupa Ekonomik Topluluğu(AET) ile ortaklık yolunda ilk adımları atmaya hazırlanıyordu. Irak’ta General Abdisselam Arif önderliğindeki Basçı subaylar yönetimi ele geçirmiş,Başbakan Kasım öldürülmüştü.Komşumuz Suriye’de de Baas Partisi iktidarı devralmıştı.Belki de en önemlisi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı John F.Kennedy, 4 Ekim’de suikaste kurban gideceğinden habersiz hayattaydı.

 

Şenol- Birol Gol!

İşte ülkemizde ve dünyada bunca hareketliliğin yaşandığı günlerde, Sakarya Akyazı’da Kaymakam Sokak’taki Yondemir ailesinin evinde tatlı bir telaş vardı.

Yeğeninin doğduğunu duyar duymaz eve gelen amca Selahattin Bey, sıkı bir Fenerbahçeliydi.O yılda Beşiktaş’tan transfer edilen Şenol-Birol ikilisi maçlarda heyecan fırtınası estiriyor,tribünlerin diline slogan oluyordu.Herkes bilirdi.Şenol-Birol Gol! Üçlemesini. Amca Selahattin Bey de buradan esinlenerek “Şenol” olsun adı dedi.Bir iki itiraz olsa da Şenol kalmasına karar verdiler.O isimle dünyaya merhaba diyen Şenol Yondemir bugün de sıkı bir Fenerbahçeli.

 

Demiri işleyen aile…

 

Yondemirler soyadını mesleğinden alan bir aileydi. Aslen Gümüşhane Kürtün-Uluköylü.Celal Bey’in babası Etem Usta,geçmişte Rus işgalinden kaçan ailenin bir dönem Trabzon’da yaşadığını,sonrasında tekrar Uluköy’e döndüğünü anlatır.Burada demiri işleyerek çakmaklı tüfekten,süs eşyalarına,daktilo tamirinden saat tamirine her işi yapan maharetli ustalar olan Yondemirler mesleklerini büyük bir şevkle yaparken,bir yandan da işlerini daha da geliştirmenin arayışındadırlar.

Dede Etem Usta, bir takım malzemeler almak için İstanbul’a gelir. Buradan dönüşte akrabalarının yaşadığı Akyazı’ya gidip bir ziyarette bulunur.Bu ziyaret sırasında çok beğendiği ve o sıralarda da hızla gelişen ilçeye ailesini taşıma kararı alır.Yondemirlere göç yolu görünür.

1954 yılında Akyazı’ya yerleşen, burada işlerini geliştiren ve mesleklerinde ilerleyen aileye önce abi ve ablaları sonra da Şenol katılır. Akyazı küçük ama dünya ile iletişimde olan bir yer olduğundan o günlerin siyasi ortamında ağabey Şahin Akyazı Ülkü Ocaklarının kuruluşunda yer alır.Henüz ilkokula başlayan küçük Şenol’un diğer okulu da burası olacaktır.Ocak içinde ağabeylerinin yaptığı millet sevdalısı konuşmalarla büyümektedir ve tuttuklarını hafızasına iyice yerleştirmektedir o günlerde.

Kartal’a ilk adım…

 

Derken, Akyazı’da aileye küçük gelir. Yapılan işin hacmi fazla tüketimi az olunca Dede Etem Bey ve baba Celal Bey İstanbul yoluna düşer. Cevizli’de bir arsa alırlar.1970 yılında da üzerine ev yaparlar.1972’de bu evin altına Anadolu Kalıp Sanayi isimli firmalarını kurarlar. Bir yıl sonra da aileyi Cevizli’ ye taşırlar. Temmuz 1973’te Kartal Cevizli’ ye yerleşen aile, Şenol’u Ergenekon İlkokulu’na yazdırır. Evine yakın olan bu okulu çok sever minik öğrenci. Ne de olsa Akyazı’da futbol oynadığı takımın adıyla okulunun adı aynıdır. Yine Ergenekonludur o…

Okulu hiç takılmadan tamamlayan Şenol Yondemir, o zaman evine en yakın okul olan Orhangazi Lisesi’ne yazılır. Ortaokul ve lise yıllarını burada tamamlayacaktır. İşte o yıllarda ülkede kardeşi kardeşe kırdıran siyasi tartışmalar iyice alevlenmiş, anarşi olayları genç canları ailelerinden koparıp kara toprağa sermeye başlamıştır.

Baba Celal Bey bu durumdan sıkıntı duyarak büyük oğlu Şahin’i 1979 baharında o istemese de zorla Almanya’daki bir kardeşinin yanına yollar ve orada çalışmasını temin eder. O sıralarda lisede olan Şenol için alternatif yoktur. Canını koruyacaktır.

Bu dönemde spor ile ilişkisi de çok gelişir. Atletizmin yanında en sevdiği dal olan karate ile ilgilenmeye başlar. Hüseyin Boztepe’nin işlettiği Atılgan Spor Kulübü’nde siyah kuşak alana kadar yoluna devam eder.

Lise yılları…

Lise döneminde siyasetle ilgisi daha da yakındır artık. Kartal MHP Teşkilatı’nda olsalar da o zaman “Küçük Moskova” olarak anılan ilçede parti merkezini güvenlik gerekçesiyle fazla çalıştırmayıp, siyasi çalışmalarını Pendik’ten yürütmektedirler.

Bu günlerde en yakınındaki kişiler de Dr. Hüseyin Boztepe ve geçtiğimiz yıllarda şehit edilen MHP İlçe Başkanı Nihat Uygun’un ağabeyi Ressam Mehmet Uygun’dur. Bu iki dostuyla o günlerin sevgisi ve samimiyeti bugün de sürmekte. İşte tam da liseyi bitireceği yıl, okulun kapanmasına 1 ay kala korkulan olur. Şenol okul çıkışı tren yolundan geçerken sol bir grubun önce sözlü sonra fiziki tacizine maruz kalır.

Ağır biçimde darp edilen Şenol Yondemir’i aile okula göndermek istemez, formül aranır. Hükümet tabibi Dr. Yavuz Bey’e giderler. Durumu anlatırlar. Çok babacan bir adam vardır karşılarında.1 ay rapor verir ve okul bitene kadar Şenol artık evindedir.

 

Atatürk Üniversitesi yılları ve Dadaş diyarı Erzurum…

 

Aile korumacı tavrını ortaya koymuş, onu bir nevi sinelerine saklamıştır. Fakat üniversite tercihi yapmak zorundadır Şenol Yondemir. O günlerde evinin yakınında patlayan bir bomba sesi ile mi bilinmez ilk tercihini Erzurum’dan yana kullanır.

Dadaşıyla ünlü bu kentin Atatürk Üniversitesi’ni kazanır. Fen Fakültesi Matematik Bölümüne kayıt olur.26 Ağustos 1980’de Erzurum’da kaydını yaptırıp, İstanbul’a dönen Şenol Yondemir, 12 Eylül darbesinin birkaç günü kaldığını da bilmemektedir.

İhtilalle birlikte ülkede sağlanan düzen ve istikrar ortamında Erzurum’da Üniversite eğitimine başlayan Şenol Yondemir’in o günlerde birçok arkadaşı vardır. Fakat en yakınındaki kişi, Kartal Cevizli’ den arkadaşı, omuz omuza gezdiği dertleştiği dostu EVYAP Holding’in uzun süre Genel Müdürlüğü’nü yapan Bekir Kılıç’ı bugün de sevgi ile anıyor.

“Hala Erzurum günlerinden arkadaşlarımla görüşürüm. Tabii Bekir’(Kılıç)in yeri ayrı. Onunla acı tatlı çok anımız var. Mahallede beraberdik. Lisede de hayat mücadelesinin o zor döneminde beraberdik. Sonra ayrı bölümlerde de olsak aynı üniversitede okuduk. O okuldan birçok arkadaşım bugün akademisyen ya da bürokrat. İçinden dekan da çıktı, müsteşar da emniyet müdürü de…

 

Hepsi iyi özellikli vatana millete saygılı, seviyeli insanlardı.”

Okul dönüşü babasıyla 1 yıl çalışan Yondemir, Nisan 1986’da yedek subay olarak askere alınır. Tuzla’da gördüğü eğitimin ardından, Karabük’te Jandarma Taburu’nda er eğitim bölüğünün başına verilir.

“Askerlik vatana borç”

 

“Bunu bilerek gittim oraya. Çok disiplinli ve nizamiydim. Hatta eğitim konusunda Taburun Eğitim ve Harekat sorumlusu olan Binbaşı ile bir harekat konusunda iddialaştım. Kitabına baktık. Benim dediğim doğru çıkınca, teşekkür aldım. Askerlerimle çok iyi anlaştım.Bugün bile arar,sorarlar.İstanbul’a yanıma ziyarete gelenler var.”

Askerlik dönüşü ilk planda hayatını yapılandırmak vardır kafasında ve bunun içinde baba mesleğine sımsıkı sarılacaktır. Fakat daha ilk ay içinde babasının amcasının vefatı, beklediğinden erken sorumluluk yükler sırtına Yondemir’in. Baba Celel Bey memlekete cenazeye gider, dönüşte de işyerini oğluna devreder.” Buraya kadar ben getirdim, bundan sonrası da sana ait oğlum” der ve ceketini alıp çıkar iş yerinden.

“Babam o günden bu yana, yani 20 yılda 20 kere gelmedi işyerime. Geldiğinde de oturur çayını içer, sohbet eder.”

Yondemirler sektöründe lider…

 

1987 yılında başlayan iş hayatını başarıyla sürdüren Şenol Yondemir, mobilya aksesuarları, koltuk ve kanepe makas sistemleri imalatı yapıyor. Pendik Sanayi Sitesi ve Şeyhli de 2 üretim tesisi var.Yanı sıra Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde 2500 metre kapalı alanda üretim yapılacak fabrika binasını da inşa ediyor.30 kişi çalıştırıyor.

Yondemirlerin neredeyse tamamı sektörün en büyük ve ciddi girişimcileri. Şenol Bey’in anlatımıyla amcaoğulları bugün sektörün en büyükleri durumuna gelmiş.Kendisi de aynı titizlik ve istikrarla yükselişini sürdürüyor.

Şenol Yondemir, işine ek olarak 2 yıldır da müteahhitlikle iştigal ediyor. Bu işi bir hobi gibi gören Şenol Bey, yine de şimdiden hedefler oluşturmuş.Hatta binanın projesini çizen, çok sevdiği mimar ağabeyi Füruzan Bey’e  “Bu işi tek bina olarak görme.125 tane daha yapacak bir müşteriye fiyat verir gibi fiyat ver ağabey” diyerek ufkunu da bir nevi ortaya koymuş.

 

Önce eş…Sonra Baturhan…

 

İşlerini iyice yoluna koyduktan sonra evlilik vakti geldi uyarılarını dikkate alan Yondemir, 1997 yılının 26 Temmuz’un da Altuntaş ailesinin kızı Emine Hanım ile evlenir. Geçen dönem AK Parti İlçe Başkanlığı yapan Hasan Altuntaş ile eşi öz amca çocukları. Hatta onlarla akraba olduklarını da söz kesildikten sonra öğrenmişler.Her iki ailede Karadeniz’de köklü olan “Cağaloğulları sülalesinden”…

Bu evlilikten 5 Mayıs 1998 günü yani lise yıllarındaki darp olayının yıldönümünde Baturhan isimli bir oğlu olan Yondemir, o günün sıkıntılı halini oğlu ile perdelemiş. Oğlu için hiçbir zaman zorlayıcı düşüncesi yok aklında.”Ne isterse, ne olmak isterse tercih onun” diyor ”Yönlendirmem ama mesleğimim sürdürürse mutlu olurum tabii” demeyi de ihmal etmiyor.

Yuvaya dönüş…

 

Politikadaki çalışmalarına da iş hayatını iyice düzene koyduktan sonra tekrar hiç kopmadığı MHP çatısı altında aktif olarak yürütmüş.1995 yılından günümüze kadar Kartal İlçe Teşkilatının nerdeyse tüm yönetimlerinde görevler alan Şenol Yondemir, geçtiğimiz 22 Temmuz 2007 seçimlerine kısa bir süre kala 26 Mayıs’ta ilçe başkanı olmuş.

“Başkanlık görevini tevdii ettiklerinde seçimlere 2 ay var. Hemen yönetimimi belirledim. Arkadaşlarımla çok iyi bir iş paylaşım yaptım. Milletvekili adaylarımızla birlikte ilçeyi mahalle mahalle gezdik.

Gece gündüz demeden herkese ulaşmaya çalıştık. Diyebilirim ki ilçemizde bugüne kadar ki en yoğun kampanyayı yürüttük ekip olarak.İşimize günde 1-2 saat uğrarsak şanslı addediyorduk kendimizi.Evi tamamen unutmuştuk zaten.Öyle ki oğlumun yüzünü sadece gece eve geldiğimde, yatağının ucuna ilişip görüyordum.”

MHP’de yönetim aile gibi…

 

Bugün de yönetim olarak aynı kararlılıkla çalıştıklarını belirten Şenol Yondemir, “Biz yönetim olgusunu aştık. Adeta büyük bir aile gibiyiz.33 kişilik yönetimimizle, geçen Ramazan Ayı’nın ilk Pazar günü ailelerimizle birlikte iftar ettik.

Halka açık iftarımıza topluca katıldık. Sinemaya, tiyatroya, eğlenmeye birlikte gittik. Birimiz gülerken diğerinin sıkıntılı olmamasına özen gösterdik. Halen fırsat buldukça yönetim toplantılarının bazılarını yemekli bazı buluşmaları ailelerle yapıyoruz.

Halı saha maçları oynuyoruz. Kısacası sadece partide buluşup haftada 2 saat konuşup birbirimizden kopmuyoruz. Bu bizim birbirimizle bağlılığımızı artırıyor. Tanımamızı kolaylaştırıyor. Ekibin birbirine daha sıkı sarılmasını sağlıyor. Evet, siyaset yapıyoruz.Millet için iyi işler üretmeye çabalıyoruz.Ama bunu yaparken birbirimizi de iyi anlamamız ve iyi çalışmamız için bu tip motivasyonlar çok faydalı diye düşünüyorum.

Bu sayede yönetimde kimsenin negatif düşüncesi yok. Herkes başarılı olmak adına katkısını severek sunuyor.”

Cumhuriyete sahip çıkıyoruz!

 

Birçok alanda etkinlikler yapan MHP, Şenol Yondemir’in başkanlığı sonrası Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına 500 kişilik kalabalık bir grupla gitmiş ve bu konu medyada da yer almıştı.

“Doğru Geçtiğimiz Cumhuriyet Bayramı’nda 500 civarı bir katılımla Atatürk’ün huzuruna çıktık ve çelenk bıraktık. O gün ilçemizdeki bayram törenleri açısından da bir ilk yaşanmıştı. Kadını, çocuğu, genci ve yaşlısıyla 500 MHP’li bayram törenine katıldı.

Cumhuriyete sahip çıktığını gösterdi.Ellerindeki bayraklarla meydanı gerçek bir bayram yerine çevirdi.Aynı tutumu 10 Kasım’da da sürdürdük.Yani bu katılımlar sadece 1 güne özel değildi.Öyle de olacak.

 

 

 

Alevi kardeşlerimiz kültürümüzün sigortası!

 

“Cumhuriyet deyince eklemeden olmaz. Ülkeye, bayrağa, kültürümüze en fazla katkı sunan Alevi vatandaşlarımızla da onların özel günlerinde bir araya geldik.Geçen yıl ve bu yıl Muharrem Ayı’nın onuncu günü binamızın önünde aşure dağıttık.

Cem Vakfını, Cem Evini ziyaret ettik. Sağ olsunlar bizleri çok güzel karşıladılar. Buradan da kendilerine bir kez daha teşekkür ederim. Yanı sıra Cem Vakfı Genel Başkanı Sayın İzzettin Doğan’ın bir gazetede yer alan tek cümlesini de söylemeden edemeyeceğim. Demişti ki Sayın Doğan ‘Alevilik, İslam’ın Türkçe okunuşudur.’Bu söz benim en hoşuma giden sözlerden biri oldu. Zaten ülkenin geçmişinden bu güne yaşatılan geleneğe göreneğe sahip çıkan bir toplum Alevi kardeşlerimiz.

Onlar kültürümüzün sigortasıdır. Bizler neden birbirimizi tanımayalım. Onlar sağ olsun üzerlerine oynanan bu oyunlara gelmediler.  İtidallerini korudular. Geçmişte, ülkeyi suni ayrımcılıklarla bölmek isteyenlere en güzel yanıtı Alevi Kardeşlerimiz vermiştir.İktidarın bugün yapmaya çalıştığı açılım bile yapay ve suni.Bunun farkında insanımız.”

Bu kent bizim değil, çocuklarımızın!

 

Kartal’da büyüyen, okuyan, politika yapan ve hala Kartal’da oturan biri olarak son sözleri de anlamlı Şenol Yondemir’in:

“Kartal benim en özel zamanlarımı yaşadığım, gün be gün değişmesine tanıklık ettiğim bir mekan. Biz politikacılar mevkilere makamlara geliriz ve gideriz. Ama Kartal hep burada. Dünya var oldukça da olacak.

Bu kent hepimizin ama bizden sonra çocuklarımız ve torunlarımızın yaşam alanı olacak. Bir çivi çakarken bile yarın onlara zorluk çıkarmayacak şekilde planlamalı ve hesaplamalıyız.

Bugün atacağımız yanlış bir adımı yarın bizim çocuklarımızın değiştirmek için yıllarını ve kaynaklarını  sarf edeceğini unutmamalıyız.Böyle gelmiş böyle gider siyasetini bırakıp, popülaritemizi artıracak değil, kentimiz için doğru işler yapmalıyız.Benim bir siyasetçiden önce bir baba olarak istediğim ve düsturum bu.Umarım Kartal’da mevcut yöneticiler bu dilekleri dikkate alırlar.Yoksa yarın tren kalktığında ah vah etmek için çok geç olur.”

Röportaj: Vural Dağtekin

Galeri
📆 18 Mayıs 2011 Çarşamba 18:28   ·   💬 1 yorum   ·   ⎙ Yazdır

“Yondemir, bu kent bizim değil çocuklarımızın!” için bir cevap

  1. özkan çakıroğlu dedi ki:

    şenol abi allah bu çıktığın yolda yardımcın olsun.bu vatanı tamamen kaybetmeden elimizden geleni yapmak boynumuzun borcu.artık siyaseten bunu sen yapacaksın şenol abicim..dualarımız seninle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DKA Eğitim
Teknik Yapı 44. Yıl

İSTANBUL'DA HAVA

İSTANBUL
YENİ SAYI
Kartal Haber Gazetesi

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Kartal Belediyesi Başarılı mı?


  • Başarısız
    51% (842 oy)

  • Başarılı
    34% (566 oy)

  • Yetersiz
    15% (241 oy)
Toplam Katılım: 1.649
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

PUAN DURUMU - SÜPER LİG

# Takım O G B M A Y Av. P Eleme veya küme düşme
1 Galatasaray 34 20 9 5 72 36 +36 69 2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması
2 İ. Başakşehir 34 19 10 5 49 22 +27 67 2019-20 UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turu
3 Beşiktaş 34 19 8 7 72 46 +26 65 2019-20 UEFA Avrupa Ligi grup aşaması
4 Trabzonspor 34 18 9 7 64 46 +18 63 2019-20 UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu
5 Yeni Malatyaspor 34 13 8 13 47 46 +1 47 2019-20 UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turu
6 Fenerbahçe 34 11 13 10 44 44 0 46
7 Antalyaspor 34 13 6 15 39 55 -16 45
8 Konyaspor 34 9 17 8 40 38 +2 44[a]
9 Alanyaspor 34 12 8 14 37 43 -6 44[a]
10 Kayserispor 34 10 11 13 35 50 -15 41[b]
11 Çaykur Rizespor 34 9 14 11 48 50 -2 41[b]
12 Sivasspor 34 10 11 13 49 54 -5 41[b]
13 MKE Ankaragücü 34 11 7 16 38 53 -15 40
14 Kasımpaşa 34 11 6 17 53 62 -9 39
15 Göztepe 34 11 5 18 37 42 -5 38
16 Bursaspor 34 7 16 11 28 37 -9 37 2019-20 1.Lig
17 BB Erzurumspor 34 8 11 15 36 43 -7 35
18 Akhisar Bld. 34 6 9 19 33 54 -21 27

BAĞLANTILAR