MENÜ ☰
Pilot Garage Kartal
Kartal Gazetesi » Manşet » Şampiyonu birde benden dinleyin!
Şampiyonu birde benden dinleyin!


Kafile Doktoru “Güreşirse hayatını kaybeder ben mesuliyet kabul edemem” der ve “Müzahir Sille, GÜREŞEMEZ, Raporu verir. Bu sefer söz Sille’nindir.  “Güreşeceğim minderde ölürsem kimse mesul değildir”  taahhüdünü imzalar, güreşir ve Olimpiyat Şampiyonu olur.

 

FETHİ SATICI

Olimpiyat Şampiyonu ve Dünya 2. Müzahir Sille, dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü, en teknik ve yaşamı en renkli 62 kilo güreşçisidir. Sille, İstanbul Eyüp doğumludur ve bugün Allah sağlık ve afiyet versin tam 78 yaşanda genç bir delikanlıdır. Okurlarıma önce ünlü şampiyonumuzla nasıl tanıştım, nasıl birlikte olduk ve nasıl 54 yıldır beraberiz onu anlattıktan sonra birde Sille’nin bilinmeyen ilginç yönlerini bana anlattığı ve benim de bilip, şahit olduğum ilginç anılarını özetleyeceğim.

URSULA ANDRES İLE GÜREŞTİ

Mesela Türk Kamuoyu ve Güreş Camiası şampiyon sporcumuzun Amerikalı ünlü Film Artisti Johann Derek’in eşi Ursula ANDRES ile minder güreşi yaptığını bilmez. Konuyu dağıtmadan önce Gönüllerin de şampiyonu Müzahir Sille ile nasıl tanıştığımı hatırlatarak konuları özetleyeceğim.

1956- ve ya 1957 yılı Yakacık’ın daha da ünlenmesini sağladı. İlgili tarihlerde, ilk defa Serbest ve Greko-Romen Güreş Milli Takımlarımız Yakacık’ın ünlü Nimet  Hanım Otelinde kampa girdi.Otelin geniş bahçesinde bulunan tarihi Çınar ağacının gölgesine serilen 12×12 ot minderde Serbestçiler ve Grekocular birlikte minder çalışması yaparak yanlış hatırlamıyorsam Dünya şampiyonasına hazırlanıyorlardı.Bir zamanların ünlü ve efsane semti Yakacık’ın meşhur  dağ havası   ve şifalı suları milli takım güreş kampının Yakacık’ta yapılmasına vesile oldu.

ÜNLÜ GÜREŞÇİLER YAKACIK’TA KAMP YAPTI

Milli takımın Yakacık kampında rahmetli Hamit Kaplan, Süleyman Baştemur, Ahmet Bilek’in yanı sıra Dursun ali Erbaş, Ünver Beşergil, Burhan Bozkurt, Müzahir Sille, Yaşar Yılmaz, Metin Bahçeli, Rıza Doğan, Mithat Bayrak, Adil Atan, Necati Morgül gibi ünlü güreşçilerin bulunduğu Milli Takımın Teknik Direktörlüğünü de rahmetli Hüseyin Erkmen, yapıyordu.

Bende  ilgili tarihlerde 14-15-yaşlarında gençliğe yeni adım atmış esmer ve fidan gibi bir gençtim. Müzahir Ağabey ve Ünver Beşergil ile tanışmış ve samimiyeti ilerletmiştim. Rahmetli Büyükannem ‘de Nimet Oteli’nde kat görevlisi olarak çalışıyordu. O nedenle olacak kamp’ta bulunan idareci, teknik kadro ve güreşçiler beni çok seviyordu. İzinli günlerinde güreşçilerimizi Yakacık’ın ünlü bölgeleri Ayazma, Koru ve Şekersuyu piknik alanları ile birlikte Yakacık’ın tarihi köşklerini gezdiriyor ve tanıtıyordum. İlgili tarihlerde Yakacık çok sakin bir küçük Köydü ve BİR Muhtarlık vardı.

Neyse uzatmayalım bütün gün milli takım güreşçilerin arasında günlerimi geçirmem ve onlarla birlikte olmam bana güreş hastalığını bulaştırdı. Kamp sona erdikten sonra  arkadaşlarımla güreş tutmaya başladım. Milli güreşçilerimizin minder çalışması esnasında öğrendiğim oyun tekniklerini hiç güreş oyunu bilmeyen arkadaşlarıma uygulamaya başladım.

Güreşe olan sevgimi ve yatkınlığımı fark eden Yakacıklı Yüksel (Tulga) beni Haydarpaşa Demirspor Güreş Kulübüne kayıt yaptırdı. Demirspor’da rahmetli Hamit Kaplan, Adil Atan, beni daha önceden tanıdıkları için destek oldular. Güreş kulübünün en genç yeni güreşçisiydim. Sonradan rakibim olan ve 1960 Roma Olimpiyatları takımına girmek için 52 kilo’da seçme yaptığım Op. Dr. Halil Kazım Gedik’te aynı kulüpte güreş yapıyordu.

54 YILDIR BİR BİRİMİZDEN AYRILMADIK

Neyse uzatmayalım 1960 Roma Olimpiyatları Greko-Romen ve Serbest Güreş Milli Takım Kampı Tarihi Emirgan Köşkü’nde açıldı. Yakacık Güreş Milli takım kampından tanış olduğum sporcuların hemen hemen tamamı Emirgan Kampında mesken edildiler. Demirspor’a sık sık gelen dönemin Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı rahmetli Vehbi Emre ve Greko_Romen Güreş Milli Takım Teknik Direktörü rahmetli Hüseyin Erkmen’in dikkatlerini çekmiş olacam ki, eni resmen  Roma Olimpiyatları Greko-Romen Güreş Milli takım 52 kilo namzeti olarak kampa davet ettiler.

Yani 3-4 yıl sonra yeniden Müzahir Sille ve diğer ağabeylerimle birlikte oldum. O gün bu gündür Müzahir Sille ağabeyimle beraberiz. Gelelim şimdi Müzahir Sille’nin biraz bilenen ve hiç bilinmeyen bazı yönlerine. Ve daha sonra da ünlü şampiyonumuzu kendi ağzından dinleyeceğiz.

MİNDERDE KOL BAĞLADILAR

1950-1960 yıllarının efsane Aktörü ABD’li John Derk ve eşi ünlü Artist Ursula Andres Türkiye’ye gelmişlerdi ve bu arada nasıl olduysa Emirgan Güreş Milli Takım Kampımızı da ziyaret ettiler. Tek tek ünlü sinema oyuncularıyla bizleri tanıştırdıktan sonra, tercüman aracılığı ile sohbetler edildi. Bu arada Ursala Muzahir Sille ile güreşmek istediğini söylemesi orada bulunanları kahka ile güldürdü. Olacak iş mi idi? Ve Ursula Andres’e Eşofman giydirildi ve Ursula ile Müzahir Sille kol bağladı. Sonrası mağlum.

APANDİST’ KRİZİ GEÇİRDİ

Müzahir Sille, milli takım seçmelerinde tüm rakiplerini zorlanmadan yendi ve Greko-Romen Güreş Milli Takımımızı Roma’da temsil etmek için 62 kiloda takıma girdi. Ne var ki güreş karşılaşmalarına bir iki gün kala karın bölgesinde başlayan sancıları mide bulantıları takip etti. Yapılan konsültasyon da Sille’nin Apandis krizi geçirdiği anlaşıldı. Dayanılmaz sancılarla kıvranan Müzahir Sille’nin hiç zaman geçirmeden Ameliyat olması gerektiğini Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı rahmetli Vehbi Emre ve Milli Takım Teknik Direktörü Hüseyin Erkmen’e bildirdiler ve güreşemeyeceği doğrultusunda RAPOR verdiler.

KARŞI ÇIKTI  VE GÜREŞTİ

Greko-Romen Güreşleri başlamıştı. Sille’nin  ilk müsabakasını yapmak üzere mindere çağrılmasına bir-iki saat kala yapılan toplantıda Müzahir Sille’nin güreşmesinin imkansı olduğunu,her an Apandis’inin patlayacağını ve zehirin kana karışacağını      ve bun sonuncunda hayatını kaybedeceği  noktasında Ankara ve güreş federasyonu nu ilgililerine RAPOR halinde bildirildi. Federasyon Başkanı Vehbi Emre,teknik direktör Hüseyin Erkmen ve kafile Doktoru keyfiyeti Müzahir Sille’ye bildirdiler ve güreşlerden çekilmesi konusunda hazırlanan  raporu FİLA ilgililerine vereceklerini belirttiler..

Ne var ki Sille Raporu ret etti ve “Ne olursa olsun mindere çıkacağım ve güreşeceğim. Hayatımdan kimse sorum lu değildir” şeklinde imzaladığı tahütten sonra mindere çıkmasına izin verildi. İlgililer mesuliyetten kurtulmuşlardı. Ne var ki Müzahir Sille dayanılmaz sancılardan kurtulamamıştı. Rengi LİMON gibi sarp sarıydı. Federasyon bir türlü Sille’nin güreşmek istemesi kararından vaz geçiremiyordu. Kafile doktoru Sille’yi sancılarını hissetmeyeceği iğne yaptı ve geçici olarak sancılarını dindirdi.

“ Güreşirse minder de kalır ve ÖLÜR” Raporu verilen Müzahir Sille çok güçlü rakiplerini bir bir yendi ve 62 kilo da 1960 Roma Olimpiyatları Şampiyonu oldu.Türk kafilesinde duygu yüklü anlar yaşandı.Herkes ağlıyordu. Müzahir Sille’nin yaşamını tehlikeye atarak mindere çıkması ve Olimpiyat Şampiyonu olması onun bir yerde vatanını ve Bayrağını ne kadar çok sevdiğinin bir kanıtı olarak güreş tarihine geçti.

Müzahir Sille Türkiye’ye dönüşünde coşkulu törenlerle karşılandıktan sonra Hastaneye kaldırıldı ve derhal Apandis Ameliyatı oldu. Olimpiyat Şampiyonu ve İKİ Dünya Şampiyonumuz Müzahir Sille, 54 yıllık yakın dostu ve Takım arkadaşı Fethi Satıcı ile görülüyor.

Ünlü şampiyonumuzun 2. Bölüm yazı dizisinde çok ilginç açıklamaları olacak. Bizi izlemeye devam edin.

Fethi Satıcı

📆 07 Eylül 2011 Çarşamba 12:03   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır
Şeref Bey Döner

KARTAL'DA HAVA

İSTANBUL

BLOG

YENİ SAYI
Kartal Haber Gazetesi sayı

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Henüz anket yok.

BAĞLANTILAR