- Kartal Gazetesi - https://kartalgazetesi.com -

Bugünkü Müslüman Kadınının Rol Modeli

“Hatice; eller demek…
Hatice; sabır, aşk ve gayret…
Allah’ın, Sevgilisi için dünyada var kıldığı cennet…”

Ondan sonra onun gibisi gelmedi. İnanan kadınlar içinde en cesuru, en kararlısı, en dirençlisi ve en vefalısı oydu.
Bir anne,bir dul, bir eş, bir iş kadını,bir mü’min olarak Hz. Hatice… Sibel Eraslan’ın kaleminden…

Sadece İslam tarihinin değil, aynı zamanda dünya tarihinin en önemli kadın figürlerinden Hz. Hatice bir siluet olarak zihinlerde daima yer aldı. Zamanının ötesine geçmiş basiretiyle ticari ve sosyal hayatta başarıyla var olan, Son Elçi’yle hayatını birleştiren, ona evlat veren Müminlerin Annesini hepimiz biliriz. Ama bu siluetin kenar çizgilerinin içi nelerle doluydu. Nasıl bir can taşırdı Hz. Hatice, denizi görmüş müydü, çölde neler yaşamıştı. Eraslan kendi tabiriyle “Hz. Hatice’yi kadınlığı üzerinden kendisine yakınlaştırma cesaretini gösterdi. Hz. Hatice’nin hayalini kurdu,”  Hz. Hatice’nin ikliminde yaşadı ve bu erken uyanan kadını(Hatice erken uyanan demekti), elleriyle vahye örtü olan kadını resmetti.

“Son Elçi’ye sevdirilen ilk kadının ismi Hatice’ydi.

Hatice’nin sımsıcak kalbinde yatıştıracaktı coşkun gönlünü Allah’ın Sevgilisi…

Hatice, tekvin kokusuydu. Son Elçi’yi kuşatıp saracak, merhametle bağrına basacak eller onundu. Hem anne hem dişiydi Hatice. Çevresinde iyiliğe dair her ne var ise doğurmuş, gayretli bir kadındı. Allah’ın kendi Sevgilisini, ellerine emanet ettiği bir büyüteçti…

Hatice’nin kalbi Resul’ün eviydi.

Sığınaktı Hatice Sevgilisi’ne, onun güvenli limanıydı.

Hatice, aşkın hem imkânı hem de mekanı olacaktı Elçi için…