- Kartal Gazetesi - https://kartalgazetesi.com -

Türkiye üzerine oynanan oyun tutmadı!

Elbette tutmaz,

Çünkü bu millet artık yürümekten de öte koşar adımlarla ilerlemektedir.

Çünkü Türkiye demokrasi de önemli ilerlemeler kaydetti,

Çünkü bu aziz millet bugünlere kolay bir şekilde gelmedi…

Çünkü kirli oyun sahneye sürüldüğü tarihlerde ne tesadüftür ki, mübarek üç aylara denk geldi…  Anadolu insanının gönülden yaptığı dualar bu milleti ayakta tutacaktır. Huzur içinde yaşamak isteyen insanları huzursuz ederek güya özgürlük savaşı verdiler.

Fütursuzca, ahlaksızca sokak eylemleri yaparak milletin huzurunu bozmaya çalıştılar. Millet iradesiyle seçilmiş hükümet tarafından yönetilen demokratik bir ülkeyi, alakasız gerekçelerle halkı kışkırtıp sokağa dökerek kaosa sürüklemeye çalışanlar elbette başarılı olamayacaklardı. Zira Türkiye eski Türkiye değil artık. Ayakları yere sağlam basan güçlü bir ülke konumundadır.

Bu yüce milletin duaları, bu mübarek aylarda, kirli emelleri olanlara karşı daha etkili olur. Tencere tava çalmaya başlayanlar eğer idrak ederde iyi bir ders çıkarabilseler, kendilerine çok net açık ilahi mesajların verildiğini anlayabilirlerdi. Hatta birebir şahit olduğumuz hadiseler de oldu. Akşam saat 21.00 de hava açıkken tencere tava çalmaya başlayanları aynı saatte bir anda başlayan şiddetli şekilde çakan şimşekler ve gökten şiddetli yağan yağmurlar neticesinde eylemcileri nasılda dağıttığına şahit olduk. Ve bu durum günlerce zuhur etti. Eyy tencere tava sesiyle komşusunun hastasını, uyuyan çocuğunu rahatsız edenler, ilahi adalet varya işte o adalet her zaman doğrunun yanındadır. Gökyüzünden yaz günü defalarca öyle bir yağmurlar yağdı ki eylemciler bir anda tarumar oldu… Tesadüf ya aynı günlerde eylem yapanlar da bir bir tatile yazlıklarına gittiler.

Bu güzelim ülkede huzursuzluk çıkararak hak aramanın mantıklı bir tarafı yoktur. Hele hele bu kaosu tertipleyenlerin içinde ana muhalefet partisinin Genel Başkanı ve kurmaylarının da yer alması bana göre siyaseten iflas etmiş bir tablonun net görüntüsüydü. Yani tamamen siyaset acizliği sergilendi. Demokrasiden taraf olmak yerine antidemokratik davranışlar sergilemek yani tabiri caizse millete arkadan çelme takarak denge kaybettirme gayretini hayretle izledik. Bu dönemde MHP ülke menfaatini önemseyerek güzel bir duruş sergiledi. Ben bu dönemi sabırla izledim zira çok sayıda tanıdık insanlar eylem peşinde heyecan arıyorlardı.

Kartal’ı yönetenlerin başında belediye başkanı da dahil bir çok siyasetçilerin bu tehlikeye öncülük etmesi de ayrıca yadırganacak bir durumdur, ben hiç yakıştıramadım. Hele hele Taner Özdemir gibi sanatçı ve siyasetçi kişiliği olan dostların sosyal paylaşım sayfalarından Bundan sonra hiç bir islami marketten alış veriş yapmayarak bu ülkenin bağımsızlığına katkı yapmak gerekiyor!“ şeklinde ayrıştırıcı ötekileştirici paylaşımlar yapması ibret verici davranışlar olarak kayda geçti. Bugünler geride kaldığında herkes kendi payına düşeni alacak. Sağduyuyu savunanlar ve kışkırtıcı olanlar halkın nazarında değerlendirilecektir.

Hergün görüştüğümüz arkadaşlar dostların bir çoğu heyecan olsun diye ve gerçekten ağaç ve çevre duyarlılığı sebebiyle eylemlere katıldığını gördük. Daha sonra işin aslının kirli bir oyun olduğu ortaya çıktıkça geri adım atanların sayısı oldukça fazla oldu.

Hatta çok sayıda tanıdığım gençler ilk günün heyecanıyla katıldıkları eylemlerin kirli bir tezgah olduğunu anladıktan sonra özellikle Ülkü Ocakları ve Ak Parti Gençlik Kollarına giderek kaydolmak istediklerini duydum ve bana bildirdiler. Yani bir musibet bin nasihatten daha hayırlıdır. Zaman zaman gençlerle sohbet ederken Türk – Osmanlı tarihimiz hakkında tartıştığımız noktalar oluyordu. Bu Gezi Parkı eylemleri bir çok kişinin milliyetçilik duygularını kabarttığını düşünüyorum. Bir çok insanı kendine getirdi.  Özellikle facebook sanal aleminde arkadaşlarımız olan insanların paylaştığı paylaşımlar hayrete düşürdü. Bir çoğunu geçici olarak arkadaşlarım listesinden çıkardım, çünkü değer verdiğim insanların gündem hakkındaki paylaşımları üzüntü veriyordu. Fakat biliyorum ki yarın bizler yüzyüze bakacağız.  Öyle oldu ki, düşünce ayrılığından dolayı komşu komşuyla dargın hale geldi. Yazık değimli günah değil mi insanların huzurunu bozmaya çalışıyorsunuz. Mevcut hükümetin bazı uygulamalarını beğenmeyebilirsin.

Ülkelerde yönetim kadroları seçimlerle belirleniyor. Beğenmediğine değil de beğendiğine oyunu verirsin tercihini sandıkta kullanırsın. Ama sokakları huzursuz ederek hak aramanın hiçbir mantığı yok.

Mesela bu hükümetin benim beğenmediğim bir uygulaması var, aklıma gelmişken söyleyeyim, sigara içmeyen bir insan olarak sigara ve içkiye yapılan fahiş zamları doğru bulmuyorum. Çünkü sigaraya zam yaptıkça kaçakçılık ta aynı oranda büyüyen bir pazar oluyor. Yani sokak köşeleri kaçak tütün satıcılarıyla işgal altında. Sahte içki ve kaçak tütün pazarı illegal şekilde ihtiyacı bir şekilde karşılamaktadır. İçkiye sigaraya zam yaparak bir şey çözülmüş olmuyor. Bence devlet sigara ve içkiye yapılan zamları geri almalı. İçenler zaten bir şekilde alıyor ve içiyor.

Bu vatan kolay kazanılmadı bu millet az bedeller ödemedi. Bu olaylara sebep olanlara özellikle CHP Genel Başkanına beddua etmiyorum, Allah Hidayet nasip eylesin, diyorum. Zira bu zatlar bu ülke insanını yönetmeye talip olmuş kişilerdir. Fakat bir yerde yangın varsa söndürmek yerine iyice alevlendirmek düşüncesine sahip bir insanında öyle makamlarda bu kafayla yer alması doğru olmaz.

Ramazan’ı Şerifiniz Mübarek olsun!