- Kartal Gazetesi - https://kartalgazetesi.com -

GÜNAHLARIMIZDAN YILBAŞI GÜNAHI

Hz. İsa Peygamberin doğum günü de, doğum yılı da bi linmiyor aslında. Katolik ve Protestan mezhebine bağlı kiliselerin papazlarına göre; 24-25 Aralık gecesi noel ya ni, Hz. İsa’nın doğum günüdür. Ortodoks mezhebine

bağlı kilise papazlarına göre ise; 6-7 Ocak gecesidir.

Katolik, Ortodoks ve Protestan mezheplerine bağlı tüm hristiyanlar miladi yılbaşı olarak, 31 Aralık, 1 Ocak gece sini, Hak peygamber Hz İsa’nın dini olan İslam’a göre de ğil de papazların, rahiplerin tahrip ettikleri incil’e göre kutluyorlar.

Alemlere Rahmet Peygamberimiz(sav) in şu ‘’ Kim bir kavme benzerse o kavimdendir’’ uyarı hadisine rağ

men; yüzde doksan dokuzu Müslüman( ?!) kabul ettiği

miz Türk halkının büyük bir kesimi de; hristiyanların yıl başını, bir hristiyan gibi, hatta ondan da cahilce, ahmak ça ve ahlaksızca kutluyorlar, bu yılda kutlamaya hazırla nıyorlar.

Diyanetin memur imamları da camilerden günahtır, yap mayın etmeyin diye uyarmaya hazırlanıyorlar. Yılbaşını kutlayan Müslüman kesim; her yıl olduğu gibi bu yılda, miladi-20 Nisan 571 (12 Rebi’ül evvel Pazartesi) tarihin de, Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)in doğum yıl dönümünü niçin kutlamadı, kutlamaz? Bu çoğunluk ke sim niçin, miladi 20 Eylül 622(bu yıl13 Ekim-14 Ekim 2015 Çarşamba gecesi ne rastlayan) tarihinde müslü manların yani , bizim yılbaşımızı kutlamadılar, kutlamaz lar? Müslüman olduklarını söyledikleri halde; ne oldu ğunu dahi bilmedikleri hristiyanların yılbaşını, niçin bir hristiyan aşkıyla, cahilce ve rezilce kutlarlar?

Yahudi başhaham hayım nahum’un da bulunduğu Lozan antlaşmasında alınan gizli açık kararlarla kurulan mevcut laik yönetim sistemimiz; eski müslüman milleti yok ederek, çağdaş batı(hristiyan) uygarlığını temsil eden yeni bir devlet ve yeni bir ulus inşa etmeyi hedef lemiştir. Yılbaşı ile ilgili soruların cevaplarını laik yöne tim sisteminin bu hedefi içinde bulabiliriz. Bu soruların cevaplarını bulmamıza aşağıda okuyacağınız İstiklal har binin büyük komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın Hatırat’ ında şu tarihi olayda ışık tutacak, yardımcı olacaktır.

Kazım Karabekir anlatıyor.‘’Tarih, 18 Temmuz 1923. Yer Ankara Tren istasyonu binası. Toplantı konusu, Teş kilatı Esasiye= 1923 Anayasası’’nın değiştirilerek, ‘’1924 Anayasası’’ taslağının hazırlanması. Anayasada zikredile cek din maddesi üzerinde konuşuluyor. İçeri girdiğimde Tevfik Rüştü; ben kanaatimi millet kürsüsünden haykırı

rım. Kimseden korkmam. Teşkilatı Esasiyemizde dinimiz apaçık yazılmalıdır,diyor. Şaşırdım, söz aldım; Teşkilatı Esasiyede Dinimizin İslam olduğu açıkça yazılıdır. Rüştü bey, hangi kanaati haykıracaksınız? Hangi dini yazdıra caksınız, hristiyanlığı mı diye sordum. Soyad kanunu ile Bozkurt olan meşhur Türkçü Milli Eğitim Bakanı Mah mut Esat, sertçe cevap verdi. Evet hristiyanlığı. İslam ilerlememize mani. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz. Dünyada kimse yüzümüze bakmaz. Sonra, Fethi söze girdi; evet Karabekir, biz Türkler İslamı kabul ettiğimiz için geri kaldık. Artık İslam’da kalmamamız lazım, dedi. Ben sert cevaplar vermeye başlayınca oturumu yöneten Mustafa Kemal sözümü kesti, ve; müzakereler çok hara retlendi burada kesiyorum, dedi.

İnşaallah, Kazım Karabekir Paşanın feryat cümleleri, yu

karıdaki soruların cevaplarını bulmanıza yardımcı olmuş tur.?!

Laik sistem; bu projelerini gerçekleştirmek yani; İslam’ı hristiyanlığa, müslümanı hristiyana benzeterek yeni laik bir ulusu inşa etmeye kalkıştı. Peygamberimiz (sav)in ‘’Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.’’

Hadisi şerifine rağmen, doksan yıldır çağdaş batı mede niyeti ambalajlı, devrimci ilke ve inkılapların baskısı altın da Müslüman milletimizin, sadece yılbaşı konusunda de ğil, bütün dini ve milli konulardaki şuuru ezildi, yok oldu

Devrim kanunlarına tabi tutulan Aziz Müslüman milletimizin tamamı; çağdaş batı(hristiyan) uygarlığı al datmacasına, safsatasına inanmadı. Fakat, inanan bir kesimi yetiştirmeyi başardılar. Bu kesimin İslam’la ilgisi; sadece nüfus cüzdanında yazılı İslam sözcüğü ile, sorul duğunda söylediği ben de müslümanım sözcüğünden ibaret. Yaşamının hiçbir alanında İslam yok. Çünkü, bu kesim laikliğe iman ettirilmiş durumda.

Diyanet İşleri Başkanlığının memur imamları, laik devrimleri eleştirme bilgisine yetkisine, hürriyetine sa hip olmadıkları için, ilgili ayet ve hadisleri delil getirerek gelmekte olan miladi(hristiyani) yılbaşını kutlamayın. Hiç değilse, hristiyanlar gibi kutlamayın, imanınız tehli keye girer şeklinde camilerde bağıra bağıra vaazlar eder ler. Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri sendikası(Diya

net Sen)Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar‘’Bir hristi

yan adeti olarak yılın başı yalanıyla halkımızın gündemi ne sokulan, bu gece münasebetiyle Rabbimizin haram

kıldığı içki, kumar, zina ve İslam dışı eğlencelerin halkı

mıza empoze edildiği bu geceyi kutlamayın’’diye adeta

bağırıyor.

Fakat söz konusu devrimlerden etkilenen kesim, hiç bir zaman memur imamları ciddiye almadı, almıyor.

Devlete karşı vatandaşlık görevleri olduğu gibi, İslam’a karşı da Müslümanlık (mükellefiyet)görevlerı olan Farz,

Vacip, sünnet, müstehab, mübah, haram, mekruh ve müfsid görevlerinin olduğunu bilmiyor. Müslümanım dediği halde, İslamın haram(yasak) hükümlerini her alanda çiğnediği gibi, yılbaşında da çiğniyor.

Bakın, Ankarada bir Müslüman emlak ofisi yılbaşı gecesi için nasıl teklifte bulunuyor Müslüman müşteri lerine; ‘’yılbaşı gecenizi, ertesi gün akşama kadar bizde

geçirin. Yılbaşı gecenizi üç ayrı yatak odalı evde sabaha kadar eğlenerek geçirmeye ne dersiniz.’’

Önlem alınmadığı taktirde, Milletimizin maruz kal dığı dini ve milli şuur erozyonu; çağdaş batı(hristiyan) uygarlığına mensup bir ulus oluşuncaya kadar devam edecektir.

Çözüm; Müslüman milletin yasalarını, yönetimini İslam Dinine, kültürüne, milli örf ve adetlerine göre yeni den düzenlemek. Ülkemizde bu ölümcül derecedeki din iman, ibadet ve ahlak kıyımına dur diyecek teşkilat; Milli Görüşün tek siyasi teşkilatı olan Saadet Partisidir. Bu se beple; aziz Müslüman milletimizin kurtuluşu, önümüzde ki genel seçimde üstün hidayeti, feraseti ve dirayeti ile,

oyunu Saadet Partisine vererek, parlamentoya gönder

mesine, iktidarı teslim ederek, ‘’İslam Adil Nizamı’’ nı kurdurmasına ve yaşatmasına bağlıdır.

Milletimize ve emri bil ma’ruf nehyi anil münker görevi yapan, tüm insanlığa saadetli bir dünya va’d eden Saadet Partimize ve mensuplarına seçim çalışmalarında Allah yardım etsin inşallah.