- Kartal Gazetesi - https://kartalgazetesi.com -

Ayasofya Camisi Baş İmamı’na hakaret eden Hadi Özışık çok sert tepki yiyince, özür diledi

Ayasofya-i Kebir Camii Baş İmamı, İslam Hukuku Profesörü Mehmet Boynukalın’ı hedef alarak, ağza alınmayacak sözlerle hakaret ve beddualar savuran Gazeteci Hadi Özışık, vatandaşlardan gelen tepkilerden sonra geri adım atarak Youtube kanalından yayımladığı videosundaki konuşmasından dolayı takipçilerinden özür diledi.

Ayasofya Camisi Baş İmamı, İslam Hukuku Profesörü Mehmet Boynukalın, twitter hesabından, “1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslamdı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün” çağrısını yapmış ve bu paylaşımı sebebi ile Cumhuriyet Gazetesi ve yoldaşları tarafından hedef alınmıştı.

Prof. Boynukalın’a yönelik linç kampanyasına İnternet Haber Medya Grup Başkanı Hadi Özışık’tan da beklenmedik bir destek geldi.

Videosunda hakaret ve beddua dilini seçen Özışık, Prof. Boynukalın’ı çirkin ifadelerle hedef aldı. “Mehmet Boynukalın arkadaşımız bir siyasetçi edasıyla yeni anayasa tartışmalarını gündem yaptı.” diyen Özışık, ‘Eskiden Türkiye Cumhuriyeti bir İslam devletiydi, şuydu, buydu.. Laikliği kaldıralım’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Boynukalın, “İslam’ı anlatma görevim var”

Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, ‘Sen imamlığını yap. Sana ne anayasadan’ dedikten sonra ‘Boynun devrilsin’ ifadesi ile beddua eden Hadi Özışık’a imamlığın şerefli bir görev olduğunu hatırlattı:

“Namaz kıldırmak haddizatında en şerefli makamdır. İnsanlığın efendisi Hz. Peygamber (s.a.s.) Mescid-i Nebevi’de hayatı boyunca namaz kıldırmıştır. Benim imamım, önderim, hayat rehberim, efendim, Miraç gecesi Peygamberlere namaz kıldıran İmamü’l-Mürselin Resulullah (s.a.s.)’dir.”

Boynukalın, bu şerefli görevi dışında İslam Hukuku Profesörü olduğunu da hatırlatarak şunları söyledi:

“Şerefli imamlık görevim dışında İslam hukuku profesörüyüm ve İslam’ı anlatma görevim var. Bu görevi Rabbimiz bütün ilim sahiplerine yüklemiştir: ‘Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, ‘Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz’ diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür! (Al-i İmran Suresi, 3/187)’ Hz. Peygamber (s.a.s.) İslam’ı tebliğ etmek için hac mevsiminde Mekke’ye gelen müşrik Arapların yanına gider ve şunu söylerdi: ‘Kureyş, benim Rabbimin sözünü tebliğ etmeme mani oluyor’ Kur’an’ın tebliğ edilmesi, anlatılması fitne değildir. Mekke müşrikleri de Hz. Peygamber’e fitneci gözüyle bakıyorlardı. Benim tek amacım bu İslam beldesinde Allah’ın sözünü olduğu gibi tebliğ etmektir.”

‘Bu ülkenin bir vatandaşıyım’

Kendisinin de bir vatandaş olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Boynukalın, sözlerine şöyle devam etti:

“Ayrıca ben bu ülkenin bir vatandaşıyım ve anayasanın oluşturulmasında benim de söz hakkım var. Benim gibi düşünen milyonlarca Müslüman var bu ülkede. Daha önce de dediğim gibi İslam bu ülkenin kurucu unsurudur; İstiklal savaşının ve Milli Mücadele’nin en güçlü dinamiğidir.”