Ev sahibi olmak için kredi kullanmak isteyenler için süreç yalnızca faiz oranını karşılaştırmaktan ibaret değil. Bankaların sözleşmelere yansıttığı ek kalemler, toplam geri ödemeyi tahmin edilenden çok daha yüksek bir seviyeye çıkarabiliyor.
Konut fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok vatandaş ev sahibi olabilmek için bankaların sunduğu konut kredilerine yöneliyor. Ancak uzmanlara göre, kredi başvuru süreci sandığınız kadar basit değil. Tabela faizinin cazibesine kapılan tüketicilerin çoğu, sözleşmede yer alan gizli masrafları fark etmediği için bütçesini zorlayan ödemelerle karşılaşıyor. İşte konut kredisi kullanmadan önce mutlaka incelenmesi gereken sekiz hayati başlık…
Aylık faiz oranları bankadan bankaya çok büyük farklar göstermiyor gibi görünse de dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve sigorta bedeli gibi ek giderler devreye girdiğinde tablo tamamen değişiyor. Uzmanlar, aylık taksit yerine kredinin tüm vade boyunca oluşturacağı gerçek toplam maliyetin değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bazı bankalar kredi paketinin içine isteğe bağlı hizmetleri de dahil edebiliyor. Bu nedenle tüketiciye, zorunlu ve opsiyonel masrafların açıkça ayrıldığı, anlaşılır bir masraf listesi talep etmesi öneriliyor. Böylece hangi ödemenin gerçekten yasal zorunluluk olduğu rahatlıkla görülebiliyor.
Konut kredisiyle birlikte zorunlu hale gelen DASK ve konut sigortasının teminat limitleri, özellikle yapı maliyetlerinin arttığı bu dönemde büyük önem taşıyor. Poliçe kapsamının güncel yeniden yapı bedelini karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek, ileride oluşabilecek mağduriyetleri önlüyor.
Bankalar genellikle sigorta poliçesini kendi sistemleri üzerinden yeniliyor; ancak tüketicinin poliçeyi farklı bir acenteden temin etme hakkı bulunuyor. Dışarıdan yaptırılan poliçeye bankanın “Daini Mürtehin” olarak eklenmesi durumunda, sigorta bankalar tarafından kabul ediliyor ve çoğu zaman daha uygun fiyatlara ulaşılabiliyor.

Kredi çekerken bankaların tüketiciye kredi kartı satmaya çalışması sık karşılaşılan bir durum. Oysa kredi kartı almak zorunlu değil. Kart isteyecek olanların aidatsız bir kart talep etmesi, kredinin toplam maliyetine yıllık aidat yükünün binmesini engelliyor.
Bankalar, kredi taksiti aylık gelirin yaklaşık yüzde 40’ını geçmediği sürece onay verebiliyor. Ancak bu oran, herkesin bütçesine uygun anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre, tüketiciler kendi yaşam standartlarını baz alarak ödeme planı oluşturmalı ve bütçeyi zorlayacak taksitlere yönelmemeli.

Faiz oranlarının sık değiştiği ekonomik ortamda, bugün çekilen yüksek faizli bir kredi, ileride daha düşük faizli bir kredi ile yeniden yapılandırılabiliyor. Ancak 2025 itibarıyla refinansman koşulları bankadan bankaya farklılık gösteriyor. Bu nedenle kredi alınırken taşıma şartlarının net olarak öğrenilmesi gerekiyor.
Kredi süreci devam ederken toplu para girişi olması durumunda borcun erken kapatılması gündeme gelebiliyor. Fakat bazı kredi türlerinde erken ödeme tazminatı uygulanıyor. Sözleşmenin ilgili maddeleri dikkatlice incelenmeli, ceza oranı mutlaka öğrenilmelidir.

Konut kredisi kullanmak, doğru bilgilerle hareket edildiğinde avantaj sağlayabilir; ancak gözden kaçırılan masraflar tüketicinin ekonomik dengesini bozabilir. Bu nedenle kredi sürecinin her adımının bilinçli, şeffaf ve karşılaştırmalı şekilde yürütülmesi büyük önem taşıyor.
Kaynak: Haber Merkezi