MENÜ ☰
Ahmet Şimşek Koleji
Kartal Gazetesi » Etkinlikler, Gençlik, Kültür-Sanat, Manşet, Toplum, Yazarlar » Mustafa Önder Keskin’le Sosyal ve Kültürel Etkinlikler
M. Önder Keskin
Mustafa Önder Keskin’le Sosyal ve Kültürel Etkinlikler


ÖNDERSE  İYİ DER;

Kartal’da  Yaşamak

 

Kartal da yaşamak; fırsattır yararlanmayı bil.

Kartal da yaşamak; güzelliktir, kıymetini bil.

Kartal da yaşamak; rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.

Kartal da yaşamak; meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil.

Kartal da yaşamak; görevdir, tamamlamayı bil.

Kartal da yaşamak; oyundur, oynamayı bil.

Kartal da yaşamak; aşktır, sevgidir, mutluluktur, keyfini çıkarmayı bil.

Kartal da yaşamak; bilmecedir, çözmeyi bil.

Kartal da yaşamak; verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.

Kartal da yaşamak; hüzündür, aşmayı bil.

Kartal da yaşamak; şarkıdır, söylemeyi bil.

Kartal da yaşamak; mücadeledir, kabullenmeyi bil.

Kartal da yaşamak; trajedidir, göğüslemeyi bil.

Kartal da yaşamak; maceradır göze almayı bil.

Kartal da yaşamak; şanstır, kullanmayı bil.

Kartal da yaşamak; çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.

Kartal da yaşamak; yaşamaktır, uğruna savaşmayı bil.

            İşte bu sözlerimin ışığı altında çok önemli bir konuya parmak basmak istiyorum. Herkesin yeri yurdu kendine göre güzel, ama benim Kartal’ım başka bir güzel. Tam bir kültür yuvası bildiğiniz gibi ben bir tiyatrocuyum. Tiyatro konusundaki alt yapım eğitimim ve birikimimle kartalda yaşarken de tiyatroya ve tiyatroyla uğraşan meslektaşlarıma bu güzel meşakkatli uğraşlarından dolayı saygı duyuyorum.

Yakın bir zamanda Kartal Belediyemizin bünyesinde yer alan Hasan Ali Yücel Kültür Merkezine, Kartaldaki tiyatrocular olarak, toplantıya davet edildik. Orada şaşkınlıkla karşıladığım bir konu var ki şimdiye kadar görmediğim yada görüp de tiyatro yaptığını bilmediğim arkadaşlarla karşılaşmış olmam hem sevindirdi hem de içinde bulunulan durumdan dolayı yüreğimi burktu. Oradaki her şahıs bir tiyatro adıyla konumda bulunuyordu. Kartal Belediyemizde neler yapabiliriz diye düşüncelerini bildiriyordu. Bu geniş yürekli gönül adamları ikisi dışında yersiz ve yurtsuzdu.

Bilinen Nihat Nadi ÜLGER’in Kartal Sanat Tiyatrosu ve Ali ÇOBAN ‘ın  İstanbul Tiyatora Kumpanyası idi. Kartal Atalar da Kartal Sanat Tiyatrosu, Kartal Bankalar Caddesinde İstanbul Tiyatora Kumpanyası. Dışındaki tiyatrolar nerde, nasıl, ne şartlarda tiyatro yapmaktaydı? Bunu anlamam hiç de zor olmadı. Mümkün olursa okullarda olmazsa Kartal Belediyemizin Kültür Merkezlerinde uygun şartlar sağlanabilirse tiyatrolarını yapabiliyorlar. Salonu olanı da olmayanı da zor şartlarda yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyorlar.

Sanatın hangi dalı olursa olsun ilgi alanımdır ama  tiyatro ve tiyatrocu denildi mi akan sular durur.

Bu arkadaşlarım tüm temiz duygularıyla,güzel yürekleriyle tiyatro yapmak istiyorlar, kötü mü yapıyorlar? Kocaman HAYIR.

Ama onlara sunulabilenler, şartlar maalesef yeterli olmuyor.Belki bu durum ülkemizde de böyle, bu neyi değiştirir. Ben Kartal’ımda farklı olduğumu hissetmek istiyorum. Daha önceleri Belediyemizden yeterince faydalanamayan mesleğini icra ettirme şansı bulamayan tiyatrocularımız işte fırsat deyip, bizi anlayabilecek bir zihniyet Belediye yönetiminde artık ürünlerimizi rahatça sergileyebiliriz diye Belediyemizden medet umuyorlar. Tabii ki Belediyemiz bu duruma duyarsız değil.

Kartallı, Kartalda yaşayan sanatçılarına öncelik tanımaya gayret ediyor belki. Fakat her şey o kadar taze ki biraz zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Umudum var çünkü Belediye Başkanımız bir doktor. Biz tiyatrocular da bu yaramızın kapanması için böyle dürüst, hümanist ve çözüm bulan bir belediye başkanına ihtiyaç duyuyorduk.

Sanıyorum Başkanımız Op.Dr.Sayın Altınok ÖZ, biz sanatçılara kulak verecek ve acil çözüm için düğmeye basacaktır.  Sayın Başkanım, Kartal Belediyemizin neden kendi bünyesinde bir tiyatrosu yok.

Şimdiye kadar ki belediyeler düşünmedi, yapmadı yada yapamadı bunu, ben sizden böyle bir radikal karar almanızı Kartal Belediyemize profesyonel bir tiyatro kazandırmanızı bekliyorum.  Böylece imkansızlıkla savaşan tiyatrolarımız Belediyemizin güvencesinde, sağlıklı bir ortamda, Kartal’ımıza layık bir tiyatroda sunumlarını yapabilirler.

Ne mutlu ki tiyatro yapıyorum diyen Kartallı olup, Kartal da hizmet verip, ürünlerini sunmaya çalışan insanlarımız o kadar çoklar. Önceleri kurum olmuş tiyatrolardan bazı olumsuzluklardan dolayı kopup, dar imkanlı şartlarda iki kalas, bir heves şeklinde tiyatro yapmaya çalışana çok kızardım, tek bir çatı altında güç birliği yapılmasından yanayım.

Böylece daha kaliteli işler çıkacağından yanayım. Şimdi ise bu insanların tiyatro yapma isteklerine kızmıyor, destekliyorum.. Son olarak diyorum ki; ne yapsalardı hırsızlık mı? Uyuşturucu kullanmak mı? İllegal konularla uğraşmak mı? Sigara dumanlarının bunaltıcı ortamlarında üretimsiz, çaresiz, uyuşuk, atıl mı kalsalardı? Neyse ki bu güzel insanlar tiyatro yapmaya gayret ediyorlar. Bir araya gelme sebepleri, dostça, dostlukla insanı insana, insanla insanca anlatmak. Umarım layığınızı bulursunuz. Ben gazetemdeki köşemden Büyükşehir Belediye Başkanımıza da seslenip bu konuya çözüm bulması için çağrıda bulunmaya devam edeceğim. Her şey Kartal için. Her şeyin en güzelini hak eden Kartallı halkımız için.  

ÖNDERANE  ESPRİ- ESMEPRİ

  • Düşünce suç olmasın…

Kalkınca suç olsun…

  • Biz sade vatandaşız,

Zenciler Kakaolu,

Çinliler Limonlu.

  • Japon yapıştırıcım var; yapıştıracak Japon yok.
  • Sol kulağını kapatırsan, sağ duyulu olursun.
  • Bana yamuk yapma ama kare, üçgen falan yapabilirsin.
  • Sana ilk görüşte aşık olmamak için iki kere baktım.
  • Cinayet  MASASI İdam SEHPASI, Elektrikli SANDALYE, Ölüm DÖŞEĞİ… Bu ev pek tekin değil hanım yürü gidelim.
  • Elektronik mektup çıktı, eski sevgili mektuplarını yırtamıyoruz da abi!

 

YAŞAMAK

Öyle güzel ki yaşamak!

Ne güzel sevgiyle yaşamak!

Dertsiz başı kaşımak!

Elbisenle bütünleşen zarafeti üstünde taşımak!

Renkler ve zevklerle bütün olup yaşamak!

Keşke herkes böyle yaşasa!

Etmese hiç bir stresi tasa!

Sığdırmasa hüzünlerini ufacıkta olsun bir tasa!

Kaderim bu deyip ağlamasa!

İnsanlığı ve sevgiyi ağırda olsa herkese taşısa!

Ne olursa olsun her yeni güne severek başlasa!

                                                           ÖNDERÛNİ

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖNDERİN SÖZ

Ateşli konuşma yapan kişiden sakının…

Bağıran kişilerden sakının…

Çok fazla duygusal sıfatlar kullanan kişilerden sakının…

Size düşmanınızı gösteren kişilerden sakının…

Bu tür kişiler algılarınızı tıpkı bir aşçının tavada patates kızartışı gibi kızartmak isterler, kontrol aşçıdadır.

                                                                                                                      E.de  BONO 

 

 

 

ÖNDERİN SEVGİLERİMLE

 

14 Şubat  Dünya Sevgililer Günü;

MS. 270 Yılında Roma İmparatoru Cilaidius, evli erkeklerin cephede ölümüne savaşmama sebebinin, geride bıraktıkları eşleri olduğu gerekçesiyle evliliği yasaklamıştı. Ancak Valentine adlı bir rahip, buna karşı çıkarak sevgilileri, gizlice evlendiriyordu. Bun öğrenen İmparator, 14 Şubat 270 tarihinde Valentine’yi idam ettirdi. Böylece 14 Şubat, 1800  yıllarında da Amerikalı Esther Howland’ın ilk sevgililer günü kartını yollamasından bu yana kutlanan toplumsal bir olay oldu. 

Bu güzel belki ama sevgililer gününe oldum olası inanamam.

Ama yine de İnsanların bu güne saygı duyup, hiç değilse bir gün birbirlerine sevgi göstermesi arzuladığımız 364 güne daha yayılması gereken bir durumdur. Zaten bizi bitiren genel bir sevgisizliktir.

(G)ÖNDERME

ü  LAFI  UZATANLARA NE YAPMAK LAZIM DİYE, FARABİ’YE SORMUŞLAR. ŞÖYLE DEMİŞ;

–           UZUN  KONUŞANI  KISA  DİNLEMELİ.

ü  NE KADAR AZSAN, YAŞAMINI NE KADAR AZ GÖRKEMLİ KURMUŞSAN, O KADAR ÇOK ŞEYİN VAR DEMEKTİR. VE GÖRKEMSİZ YAŞAMIN, O DENLİ  BÜYÜKTÜR.

K.MARX

 

 

 Yersiz  Ve Yurtsuz  Tiyatro Kahramanları

İbiş’in Kayıp Eşeği

Yazan :Vahit ÇAKMAKÇI

Yöneten: M.Önder  KESKİN 

Kartal Belediyesi’nin Şubat  ayı  Etkinlikleri dahilinde 21 Şubat 2010 Pazar  “Uğur Mumcu Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi”nde, saat 13.00’de çocuklarla buluşuyor.

 

 

Oyun genel olarak çocukların; büyüklerin fikrini almadan, onlara danışmadan verdikleri kararların doğuracağı kötü sonuçları anlatıyor. İbiş karakaçan’ ın kaybolduğunu sanmaktadır. Onu bulmadan eve dönerse annesinin ona kızacağını düşünür. Bu yüzden evden kaçmaya karar verir. Daha sonra başına birçok kötü olay gelir. Finalinde pişman olup, eve geri döner. Döndüğünde Karakaçan’ ın kaybolmadığı gerçeğiyle yüzleşir. Bilmeden, sormadan evden kaçtığına pişman olur.

 

***

Keloğlan Mutsuzlar Ülkesinde

Yazan-Yöneten: Engin  DALBUDAK

     

 

Sevimli Kahramnalar

 

Yazan-Yöneten: Fatma  DALBUDAK

 

    Kartal da 2003 yılında “TİYATRO ÜÇGEN” ismiyle kurulan ve il milli eğitim onayı ile ilköğretim okullarında kendi yazmış olduğu  çocuk oyunlarını sahnelemeye başladılar.2005 yılında da ”Üçgen Sanat evini” kurarak;  Tiyatro, dans ve enstrüman kursları açtılar.  2006 yılından beri de  “3GEN SANAT TİYATRO TOPLULUĞU” olarak çalışmalarına devam ediyorlar.Genel Sanat yönetmenliğini Fatma Dalbudak’ın yaptığı “3Gen Sanat tiyatro Topluluğu” 2003 yılından beri il milli eğitim onayı ile İstanbul içindeki okullarda  ve kültür merkezlerinde çocuk ve yetişkin oyunu sahneleyerek, biz de varız mesajını verdiler.

            Her Pazar saat 12.00 ve 13.30 ‘da  Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde  “Keloğlan Mutsuzlar Ülkesinde”  ve “ Sevimli Kahramanlar” adlı çocuk oyunlarını oynamaya devam ediyorlar.

Zamansız  Kavgaların  İzinde  Bir  Ressam Murat  Havan

 

 

            Zaman durmadan akıp giden bir muamma, 9.’u 5 geçeler bana Atatürk’ün yokluğunu hatırlatıyor. Onun izinde boyalarım ve fırçalarımla yürüyebilmek yani ben olarak ses getirmek. Kaderim buysa boyarım, ben bunu seçtim. Türkiye de ozan tadında bir ressam olmak, horoz gibi dik ve renkli, her an dövüşe hazır olmak demek… Kimi horoz dövüştürüyor, kimi de insanları… Aslında farklı bir şey yok. Yukarda hep birileri var; dövüşenler, dövüşü kazanan ve kaybedenler. Herkesin bir hayat kavgası, bir horoz dövüşü var. Bende bir horozum.

            Deyip ; “DALAŞMAAAA  adlı sergisiyle ses getiren Murat HAVAN, 80 yılından beri Kartal’da  yaşayan ve 2000 yılından bu yana da MORART  SANAT ATÖLYESİ’nde, güzel sanatlar lisesine ve fakültelerine öğrenci yetiştirmektedir.

            Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü mezunu HAVAN aynı zamanda Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Düz Kontak Sanat Grubu kurucularındandır.

Kişisel Sergileri;

1998 yılında 75.Yıl Etkinliği-Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi –Kartal’da.

2000 yılında Resim Heykel Sergisi İstanbul Dev. Güzel Sanatlar Galerisi –Beyoğlu’nda.

2002 yılında 3.Kişisel sergisi Tekel  Sanat Galerisi-Unkapanı’nda.

2004 yılında 4.Kişisel Resim Sergisi Harley Davidson Uluslar arası Bahar Şenliği- Parkorman – Maslak’da.

2009 yılında ise 5.Kişisel Resim Sergisi  Piramid Sanat Galerisi-Taksim de-Dalaşmaaaa- Resim Seramik Sergisi

Halen, Kordonboyu Mah. Hamam Sokak Demirli İş Hanı N:57 D:8 Kartal –İstanbul adresinde Morart Sanat Atölyesinde resim-heykel-seramik vs. dallarında kurs vermektedir. Çocuklarımıza hem meslek edinebileceği hem vaktini faydalı bir sanat dalını öğrenerek, eğlenerek  geçirebileceği  bir ortam sunan Murat HAVAN, ressamlığının dışında başarılı eğitmenliği ile öğrencilerinin ilham kaynağı olmaya devam ediyor.  

Bende Murat HAVAN gibi bir sanatçı dostumu Kartal’da tanımış olmaktan gurur duyup, etkinliklerini köşemden sizlere aktarmaya devam edeceğim.

————————————————————————————————————-

Kartal Sanat Tiyatrosu

2009-2010 Tiyatro Sezonunda  Muzaffer  İZGÜ’nün yazdığı Nihat Nadi ÜLGER’in yönettiği tek perdelik SINIR isimli oyunu sahneleniyor. Benim de cumartesi saat 20.30’da izlemiş olduğum bu oyunu, sizlerle paylaşmak istedim. Her şeyden önce Ruhi  SARI ve Berke ÜZREK’in  rol aldığı  SINIR bir çok duygunun bir arada yaşandığı giriş-gelişme ve sonucun sürpriz gelişmeleri ile iyi ki izlemişim dedirten nitelikte  ve tüm izleyicilerin cumartesi günlerini bu oyunu izleyerek geçirmelerini tavsiye ediyorum.

Oyunda  iki düş ülkesinin,iki düş askerleri ile SINIR da buluşup, insan yaşamına dair özlemleri,ekonomik ve sosyal yapıları,acıları,umutları,korkuları,öfkeleri  ve ölümü  duygu karmaşası içerisinde  yaşanması  konu ediliyor.

Oyunun dekoru, kostümleri ve sahneye  konuluşu ellerinize sağlık dedirtecek bir güzellikte. Ancak oyunun bendeki duygusu, konusunun işlenişi açısından yer yer kopukluklar , konsantrasyon bozuklukları gibi geçse de finali duygu yoğunluğunun dışında  yorsa da, izlenmeye değer bir oyun.

Galeri
📆 17 Şubat 2010 Çarşamba 15:42   ·   💬 0 yorum   ·   ⎙ Yazdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknik Yapı 44. Yıl

İSTANBUL'DA HAVA

İSTANBUL
YENİ SAYI
Yeni sayı 125

YAZARLAR

RÖPORTAJLAR

ANKET

Henüz anket yok.

PUAN DURUMU - SÜPER LİG

# Takım O G B M A Y Av. P Eleme veya küme düşme
1 Alanyaspor 7 4 2 1 13 8 +5 14 2020-21 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması
2 Sivasspor 7 3 3 1 12 7 +5 12 2020-21 UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turu
3 Trabzonspor 7 3 3 1 13 9 +4 12 2020-21 UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu
4 Konyaspor 7 3 3 1 10 6 +4 12 2020-21 UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turu
5 Fenerbahçe 7 3 2 2 11 7 +4 11
6 Başakşehir 7 3 2 2 12 9 +3 11
7 Antalyaspor 7 3 2 2 9 9 0 11
8 Gaziantep 7 3 2 2 12 13 -1 11
9 Yeni Malatyaspor 7 3 1 3 16 10 +6 10
10 Galatasaray 7 2 4 1 6 6 0 10
11 Göztepe 7 2 3 2 6 5 +1 9
12 Beşiktaş 7 2 2 3 10 12 -2 8
13 Denizlispor 7 2 2 3 6 8 -2 8
14 Çaykur Rizespor 7 2 2 3 6 11 -5 8
15 MKE Ankaragücü 7 2 2 3 6 11 -5 8
16 Kasımpaşa 7 2 1 4 7 11 -4 7 2020-21 1.Lig
17 Gençlerbirliği 7 0 3 4 6 12 -6 3
18 Kayserispor 7 0 3 4 7 14 -7 3

BAĞLANTILAR