Aralarında Muammer Çelebi ile Yıldırım Emsiz’in de bulunduğu toplam 30 ismin disipline sevk edilmesi ve ihraç talebi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Çelebi ve Emsiz sürece ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP’nin geçmiş dönem Parti Meclisi Üyesi Yıldırım Emsiz ile eski ilçe başkanlarından Muammer Çelebi, 30 eski ilçe başkanının imzasını taşıyan eleştirel bildiri sebebiyle haklarında başlatılan “kesin ihraç” istemli disiplin soruşturmasına basın toplantısıyla tepki gösterdi.
“Parti içi demokrasiyi savunmak suç değildir” diyen iki isim, sürecin CHP’nin tarihsel değerleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) parti içi demokrasi ve eleştiri sınırları tartışması, “kesin ihraç” istemli disiplin soruşturmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. CHP geçmiş dönem Parti Meclisi Üyesi, eski ilçe başkanı ve belediye başkan adayı Yıldırım Emsiz ile geçmiş dönem ilçe başkanlarından Muammer Çelebi, haklarında yürütülen disiplin sürecine ilişkin bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuna açıklamalarda bulundu.
Basın toplantısında iki isim de, haklarında başlatılan disiplin soruşturmasının gerekçesi yapılan açıklamanın çarpıtıldığını ve sürecin haksız olduğunu savundu.
“Kişisel Değil, İlkesel Bir Duruşun İfadesidir”
Yıldırım Emsiz ve Muammer Çelebi tarafından paylaşılan ortak bildiride, toplantının amacının kişisel bir mağduriyet anlatısı olmadığı özellikle vurgulandı. Açıklamada, “Bugün burada, kişisel bir mağduriyeti anlatmak için değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel kimliği, değerleri ve geleceği adına konuşmak için bir aradayız” denildi.
İki isim, CHP’de yıllarca emek vermiş, farklı kademelerde görev almış partililer olarak, parti içi demokrasinin güçlendirilmesi ve eleştiri kanallarının açık tutulması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde aralarında 30 eski ilçe başkanının da bulunduğu bir grupla birlikte yaptıkları basın açıklamasının, herhangi bir kişi ya da yönetime yönelik değil; ilkesel bir çağrı niteliği taşıdığı belirtildi.
“Hakaret Yok, Bölücülük Yok, İlkesel Çağrı Var”
Disiplin soruşturmasına gerekçe gösterilen açıklamanın içeriğine de değinen Emsiz ve Çelebi, metnin hiçbir şekilde hakaret içermediğini, bölücü ya da yıkıcı bir dil taşımadığını savundu. Açıklamada, amaçlarının CHP’yi yıpratmak değil, tam tersine kurumsal yapısını ve ahlaki duruşunu güçlendirmek olduğu ifade edildi.

Bildiriye imza atan isimlerin talebinin net olduğu vurgulanarak, “Parti geleneğine uygun hareket etmeyen, yolsuzluk iddialarıyla anılan kim varsa, gereğinin yapılması ve aklanana kadar üyeliklerinin askıya alınması” çağrısının yapıldığı hatırlatıldı.
“Eleştiri Suç Değildir, İhanet Hiç Değildir”
Basın toplantısında en dikkat çekici vurgu, parti içi eleştiri mekanizmasına yönelik oldu. Emsiz ve Çelebi, “Parti içi demokrasiyi savunmak suç değildir. Eleştiri düşmanlık değildir. Farklı düşünmek ihanet değildir” ifadeleriyle disiplin sürecine tepki gösterdi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel misyonuna dikkat çekilen açıklamada, CHP’nin çok partili hayatın, özgür düşüncenin ve demokratik mücadelenin taşıyıcısı olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu partinin geleneğinde; susturmak değil tartışmak, dışlamak değil ikna etmek vardır. Demokratik taleplerin disiplin sopasıyla bastırılmaya çalışılması, yalnızca kişileri değil, partinin bütün vicdanını ilgilendirir.”
“Bu Bir Koltuk Mücadelesi Değildir”
Emsiz ve Çelebi, haklarında yürütülen disiplin sürecinin, kişisel çıkarlarla ilişkilendirilmesini de reddetti. Mücadelenin bir makam ya da koltuk kavgası olmadığını belirten iki isim, hedeflerinin CHP’de üyelerin söz sahibi olduğu, eleştirinin cezalandırılmadığı bir siyasal iklimin tesis edilmesi olduğunu dile getirdi.

“Biz susmayacağız ama asla kırıcı da olmayacağız” diyen Emsiz ve Çelebi, ayrıştırıcı bir dil kullanmayacaklarını, ancak doğruları söylemekten de vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Açıklamada, “Hukuk susarsa siyaset keyfileşir. Eleştiri cezalandırılırsa demokrasi zayıflar” sözleri dikkat çekti.
Disiplin Sürecinin Arka Planı:
30 Eski İlçe Başkanının Bildirisi
Tartışmaların merkezinde yer alan süreç, 30 eski CHP ilçe başkanının ortak imzasıyla yayımlanan basın açıklamasıyla başlamıştı. Söz konusu bildiride, partide görülen yanlışların kayıtsız şartsız eleştirilmesi gerektiği vurgulanmış, “Yanlışa müsamaha göstermek, faydasından çok zarar getirir” ifadelerine yer verilmişti.
Bildiri metninde, CHP’nin Kuvay-i Milliye ruhuyla kurulduğu hatırlatılmış; İsmet İnönü’nün devlet anlayışından Bülent Ecevit, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun hesap verebilirlik çizgisine kadar uzanan tarihsel mirasa vurgu yapılmıştı.
Açıklamada ayrıca, partinin son dönemde ciddi şaibe ve yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya olduğu ifade edilerek, bu iddialara karşı kurumsal bir temizlik ve net bir tavır alınması çağrısı yapılmıştı. “Pirincin içindeki beyaz taşlar ayıklanmalıdır” ifadesi, bildirinin en dikkat çeken bölümlerinden biri olmuştu.
Genel Merkeze Açık Çağrı ve “CHP Kişilerden Büyüktür” Vurgusu
30 eski ilçe başkanının açıklamasında, partinin siyasi ve ahlaki rotasına zarar verdiği iddia edilen yapıların CHP içerisinde barındırılmaması gerektiği savunulmuş; Genel Başkan başta olmak üzere parti yönetimi, kurumsal kimliğe ve temel değerlere sahip çıkmaya davet edilmişti.
Bildirinin sonunda yer alan “Cumhuriyet Halk Partisi kişilerden büyüktür. Asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir” vurgusu ise, parti içi tartışmanın kişisel değil, kurumsal bir zeminde yürütülmesi gerektiğine işaret etmişti.
Gözler Parti Yönetiminde
Bu açıklamanın ardından, aralarında Yıldırım Emsiz ve Muammer Çelebi’nin de bulunduğu bazı isimler hakkında “kesin ihraç” istemiyle disiplin süreci başlatılması, parti içinde yeni ve derin bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Sürecin nasıl sonuçlanacağı, disiplin kurullarının alacağı kararlar ve parti yönetiminin atacağı adımlar, yalnızca CHP tabanı tarafından değil, siyaset kamuoyu tarafından da yakından izleniyor. Tartışma, CHP’de parti içi demokrasi, eleştiri hakkı ve kurumsal işleyiş başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşımış durumda.