Yıllar boyunca ABD’nin büyük metropollerinde agresif bir büyüme politikası izleyen Starbucks, değişen tüketici alışkanlıkları ve uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte strateji değişikliğine gitti. Şirket, özellikle şehir merkezlerinde yer alan ve müşteri yoğunluğu azalan mağazalarını kapatarak ülke genelinde yaklaşık 400 şubede faaliyetlerine son vermeye hazırlanıyor.
Starbucks, New York, Los Angeles ve Chicago gibi büyük şehirlerde “her yerde ulaşılabilir marka” olma hedefiyle yıllar içinde mağaza sayısını hızla artırmıştı. Ancak artan rekabet, yükselen maliyetler ve ofis çalışanı sayısındaki düşüş, bu yoğunlaşma modelinin etkisini yitirmesine neden oldu. Şirket, özellikle sabah işe gidiş saatlerine dayalı müşteri trafiğinin artık eski seviyelerde olmadığını kabul ediyor.
Geçtiğimiz yıl şirketin başına geçen Brian Niccol, yeni dönemde mağazaların birbirine çok yakın konumlanmasına sıcak bakmadıklarını vurguladı. Niccol’un liderliğinde hayata geçirilen yaklaşık 1 milyar dolarlık yeniden yapılanma planı kapsamında, büyük metropollerdeki yoğun Starbucks noktalarının azaltılması hedefleniyor.
Planlamaya göre Starbucks, ABD genelinde 400 mağazayı kapatacak. Kapanması öngörülen şubelerden bazıları şu şehirlerde yoğunlaşıyor:
New York: 42 mağaza
Los Angeles: 20’den fazla mağaza
Chicago: 15 mağaza
San Francisco: 7 mağaza
Minneapolis: 6 mağaza
Baltimore: 5 mağaza
Yetkililer, diğer şehirlerde de onlarca mağazanın kapanmasının beklendiğini belirtiyor.
Şirketin aldığı kararda uzaktan çalışma düzeninin kalıcı hale gelmesi önemli rol oynadı. Pandemi sonrası dönemde New York, Los Angeles ve San Francisco gibi şehirlerde ofis çalışanı sayısının azalması, şehir merkezlerindeki Starbucks şubelerinin müşteri potansiyelini ciddi şekilde düşürdü. Uzmanlara göre bu durum, özellikle merkezi iş bölgelerinde faaliyet gösteren mağazaların kârlılığını zayıflattı.
ABD’deki mağaza kapanmaları sürerken, Starbucks’tan Avrupa ve Türkiye pazarlarına ilişkin herhangi bir kapatma planı hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Şirketin bu pazarlardaki stratejisinin mevcut haliyle devam ettiği belirtiliyor.
Starbucks’ın bazı şehirlerde “umumi tuvalet sağlayıcısı” gibi algılanmasının da operasyonel zorluklar yarattığı ifade ediliyor. Bu durumun, özellikle yoğun şehir merkezlerindeki bazı mağazalarda ek maliyet ve güvenlik sorunlarına yol açtığı kaydediliyor.
Alınan bu kararla birlikte Starbucks, büyüme anlayışını yeniden tanımlarken, ABD’deki mağaza ağını daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.
Kaynak: Haber Merkezi