Pasifik’teki askeri hareketlilik, Çin’in 100’e yakın savaş gemisini bölgeye göndermesiyle yeni bir seviyeye ulaştı. Çin ile Japonya arasındaki gerilim, bölgeyi daha da tedirgin etti.
Pasifik’te sular yeniden ısındı. Çin, son yılların en büyük deniz sevkiyatlarından birine imza atarak 100’e yakın savaş gemisini denizlere sürdü. Bu büyük askeri hareketlilik, bölgedeki diplomatik krizi daha da derinleştirdi. Japonya’nın Tayvan’a müdahale açıklamaları ve Çin’in sert karşılıkları, bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı.
Çin’in donanması, Sarı Deniz’den Güney Çin Denizi’ne, Doğu Çin Denizi’nden Batı Pasifik’e kadar geniş bir alanda operasyon yapıyor. Hafta başında sayıları 100’ü aşan gemiler, geçen yılın rekor seviyelerini geride bıraktı. Bu hareketlilik, Pekin’in bölgedeki askeri etkinliğini artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Gerilimin fitilini ateşleyen, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi’nin Tayvan’a olası bir saldırı karşısında askeri müdahale edeceklerini söylemesi oldu. Pekin, bu açıklamaya sert tepki göstererek, “Buna cüret edilirse karşılık güçle olur” uyarısında bulundu. Ayrıca, Tayvan’ın 40 milyar dolarlık savunma harcaması kararı da tansiyonu yükseltti.
Çin ile Japonya arasındaki diplomatik kriz, sahada sıcak temas noktasına geldi. Japonya Savunma Bakanlığı, Çin’in Liaoning uçak gemisinden kalkan J-15 uçaklarının, Japon F-15 uçaklarına “radar kilidi” attığını duyurdu. Bu, savaşın eşiği olarak kabul edilen bir adım oldu ve Japonya, Çin’e protesto notası gönderdi.
Çin gemileri, savaş uçaklarıyla birlikte yabancı gemilere “sahte saldırı” tatbikatları yaparak, olası bir çatışmada dış güçlerin bölgeye takviye göndermesini engellemeyi hedefliyor. Pekin yönetimi, bu süreçte Japon deniz ürünlerine yasağı geri getirirken, Japonya’ya seyahat uyarısı da yayınladı. G20 zirvesinde liderler bir araya gelmeyerek, bu gerilimin diplomatik arenada da daha da derinleştiğini gösterdi.
Kaynak: Haber Merkezi