Kuraklığın etkileri giderek artarken, Gaziantep Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gülşen Kum, Türkiye’nin yakın gelecekte büyük bir iklim göçü dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. “Avrupa’ya yönelmesi beklenen milyonlarca insanın ilk durağı Türkiye olacak” dedi.
İklim değişikliğinin hızlanmasıyla birlikte kuraklık artık yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıkıp ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutları olan çok yönlü bir krize dönüşüyor. Su kaynaklarının hızla azalması, tarımsal üretimin sekteye uğraması ve içme suyu riskinin büyümesi, uzmanları endişelendiren başlıca etkenler arasında. Gaziantep Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşen Kum ise kuraklığın uzun vadede büyük bir göç dalgasını tetikleyebileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Doç. Dr. Kum, Türkiye’nin iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen bölgelerden biri olduğunu vurguladı.
Uzmanın değerlendirmeleri özetle şöyle:
Kum, “Deprem ne kadar ülkemizin gerçeğiyse, kuraklık da artık aynı derecede hayati bir risk. Üstelik çok daha sinsi ve uzun vadeli ilerliyor” diye konuştu.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki yaz yağışlarının dramatik şekilde düştüğünü hatırlatan Kum, bazı bölgelerde yağış miktarının sadece 3 milimetreye kadar gerilediğini ifade etti. Bu durumun tarımda ciddi sorunları tetiklediğini belirten uzman:
Kum, “Suyu vahşi sulama ile kullanmaya devam edersek, tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmezsek ve ürün deseniyle ilgili uyumu sağlamazsak gıda krizi hızlanacak” uyarısını yaptı.
Geçtiğimiz yılın, Türkiye’nin iklim kaynaklı sorunları açısından son dönemlerin en zorlu yıllarından biri olduğunu belirten Kum, şunları aktardı:
“Yağış rejimi tamamen değişti. Nem azaldı, buharlaşma yükseldi, sıcak hava dalgaları arttı. Bütün bunlar kuraklığın etkilerini daha görünür hâle getiriyor. Yaşamın her alanında su kıtlığının sonuçlarını hissediyoruz.”

Kuraklığın yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın pek çok kırılgan bölgesinde büyük bir göç baskısı oluşturacağını vurgulayan Kum, özellikle Güney Asya ve Orta Doğu’daki su kıtlığının milyonlarca kişiyi yerinden edebileceğini ifade etti.
Kum’un çarpıcı sözleri şöyle:
“Suya erişemeyen insanlar göç etmek zorunda kalacak. Gidilecek yer ise Avrupa. Ancak Avrupa’ya ulaşmak için ilk durak Türkiye. On milyonlarca insan kapımıza dayandığında nasıl bir politika izleyeceğimizi şimdiden planlamamız gerekiyor.”
Uzman, 2050’lere yönelik iklim senaryolarının ciddi gıda krizleri, taşkınlar, sıcak dalgaları ve su kaynaklarının çöküşüne işaret ettiğini, Türkiye’nin bu göç hareketliliğinin merkezinde olacağını vurguladı.
Su yönetimi, tarım politikaları, göç senaryoları ve güvenlik stratejilerini içeren kapsamlı bir ulusal adaptasyon planının zorunlu olduğuna dikkat çeken Kum, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde su tasarrufu ile uzun vadeli iklim politikalarının önemine işaret etti.
Kaynak: Haber Merkezi