2026’da geçerli olacak asgari ücret için geri sayım sürerken, komisyon yapısında gündeme gelen kritik değişiklik masadaki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Yüzde 25–30 arası beklenen zam yalnızca maaşları değil, işsizlik ödeneğinden tazminatlara kadar tüm sosyal ödemeleri etkileyerek milyonların gelir hesabını baştan yazacak.
2026 yılına sayılı günler kala asgari ücret sürecinde kritik başlıklar netleşmeye başladı. Hem yeni ücret seviyesine ilişkin tahminler hem de Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısında gündeme gelen değişiklik tartışmaları, milyonlarca çalışan ve işverenin dikkatini sürecin seyrine çevirdi. Zam oranının yalnızca maaşları değil, tazminatlardan işsizlik ödeneğine kadar çok sayıda sosyal ve ekonomik kalemi doğrudan etkileyecek olması, bu yılki görüşmeleri her zamankinden daha kritik hale getiriyor.
2026 yılı asgari ücreti için hazırlıklar hızlanırken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışma modeline yönelik önemli bir değişiklik tartışılıyor. Hükümetin komisyondaki temsilci sayısının 5’ten 1’e düşürülmesinin gündeme gelmesi, karar mekanizmasını işçi–işveren ağırlıklı bir yapıya dönüştürebilir. Bu düzenleme, pazarlık sürecinde dengeleri tamamen değiştirecek nitelikte.
Yeni asgari ücretin belirleneceği ilk toplantı, 12 Aralık’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapılacak. Komisyon, her yıl olduğu gibi birkaç tur görüşme sonrası kararı oy çokluğuyla duyuracak.
Halen brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak uygulanan asgari ücret için yeni yıl tahminleri netleşmeye başladı. İşveren maliyeti ise prim ve fon ödemeleri ile 30.621,48 TL seviyesinde bulunuyor.
Ekonomik beklentiler kapsamında ücrette %25–30 arası artış öngörülüyor:
%25 artış → 27.630 TL net ücret
%30 artış → 28.735 TL net ücret
Bu hesaplamalara göre asgari ücretin 28 bin TL bandını aşması bekleniyor.
Farklı zam oranlarına göre ortaya çıkan olası yeni net ücretler şöyle:
%28,5 artış → 28.405 TL
%30 artış → 28.736 TL
%35 artış → 29.841 TL
%40 artış → 30.946 TL
TÜİK verileri, yıl sonu enflasyonu ve 2026 hedefleri bu rakamların daha da yukarı taşınabileceğini gösteriyor.
Komisyon, TÜRK-İŞ, TİSK ve hükümeti temsilen toplam 15 üyeden oluşuyor. Değerlendirmelerde şu göstergeler dikkate alınıyor:
Enflasyon ve fiyat artışları
Çalışanların yaşam maliyeti
İşveren maliyetleri
İstihdam durumu
Ekonomik büyüme ve makro göstergeler
TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahmini %31–33, OVP’nin hedefi ise %28,5 seviyesinde.
Asgari ücret sadece çalışan maaşını değil, çok sayıda sosyal ve ekonomik kalemi etkiliyor. Yeni ücretle birlikte 2026’da şu ödemelerin tamamı değişecek:
1. Tazminatlar yükseltilecek
Brüt ücret arttıkça hem kıdem hem ihbar tazminatı tutarları otomatik olarak yükseliyor.
2. İşsizlik maaşı artacak
En düşük ve en yüksek işsizlik ödeneği brüt ücret üzerinden hesaplandığı için 2026’da önemli bir artış yaşanacak.
3. Doğum, rapor ve analık ödenekleri
Hastalık rapor parası ve doğum izni süresince ödenen analık ödeneği, yeni ücret seviyesine göre yeniden hesaplanacak.
4. Stajyer ve kalfalık ücretleri
Mesleki eğitim gören öğrencilerin ücretleri de brüt asgari ücret oranında güncellenecek.
5. Borçlanma maliyetleri artacak
Doğum, askerlik ve yurtdışı borçlanması prim tutarları yükseltilecek.
6. GSS, SSK ve Bağ-Kur primleri
İsteğe bağlı sigorta ve genel sağlık sigortası primleri Ocak 2026 itibarıyla yeni seviyeden hesaplanacak.
2022’den bu yana uygulanan “asgari ücretin tamamının vergi dışı bırakılması” düzenlemesi 2026’da da sürecek. Bütçe teklifine göre bu istisnanın çalışanlara sağlayacağı katkının 1 trilyon 92 milyar TL olması bekleniyor.
Asgari ücrete yapılacak artış, özel sektörde maaş skalalarının yeniden belirlenmesinde referans kabul edildiği için, yalnızca asgari ücretlilerin değil daha üst gelir gruplarının da zam oranlarını dolaylı olarak yukarı çekecek.
Kaynak: Haber Merkezi