Asgari ücret artışıyla birlikte askerlik, doğum ve isteğe bağlı sigorta borçlanmalarında maliyetler hızla yükselecek. Uzmanlar, yıl bitmeden yapılacak başvuruların binlerce lira avantaj sağlayacağına dikkat çekiyor.
Yeni yıla sayılı günler kala sosyal güvenlik sistemiyle ilgili önemli bir değişim sürecine giriliyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla asgari ücrete yapılacak zam, yalnızca çalışan maaşlarını değil; emeklilik hesaplarından borçlanma tutarlarına kadar birçok kalemi doğrudan etkileyecek. Özellikle askerlik ve doğum borçlanması planlayanlar için yıl sonu kritik bir eşik olarak görülüyor.
Asgari ücrete yapılacak artış, domino etkisiyle sosyal güvenlik sistemindeki pek çok ödeme kalemini yukarı çekecek. İşsizlik ödeneği, isteğe bağlı sigorta primleri, BAĞ-KUR ödemeleri ve ev hizmetlerinde çalışanların sigorta primleri yeni yılda yeniden hesaplanacak. Avukatlık stajı, doktora ve benzeri özel borçlanma türleri de bu artıştan payını alacak.
Uzmanlara göre en dikkat çekici artış askerlik ve doğum borçlanmalarında yaşanacak. Yılbaşında sadece asgari ücretin yükselmesi değil, aynı zamanda yasal düzenleme kapsamında prim oranlarının artırılması da gündemde. Bu iki etki bir araya geldiğinde borçlanma maliyetleri ciddi şekilde artacak.
Mevcut sistemde borçlanma tutarları, brüt asgari ücretin yüzde 32’si üzerinden hesaplanıyor. Bugünkü rakamlarla günlük en düşük borçlanma 277 TL, aylık borçlanma ise yaklaşık 8 bin 300 TL seviyesinde bulunuyor. Tavandan borçlanmalarda ise bu tutar aylık 62 bin TL’nin üzerine çıkıyor.
1 Ocak sonrası yalnızca prim oranlarındaki artış bile devreye girdiğinde, en düşük günlük borçlanma tutarının 390 TL’ye, aylık borçlanmanın ise 11 bin 700 TL seviyelerine yükselmesi bekleniyor. Bu da yıl bitmeden başvuru yapan bir vatandaşın yalnızca bir aylık borçlanmada 3 bin lirayı aşan bir avantaj elde etmesi anlamına geliyor.
Tavandan borçlanmayı planlayanlar için bu fark çok daha çarpıcı. Uzman hesaplamalarına göre, yüksek tutardan borçlanacak kişiler aylık bazda 20–25 bin TL’ye varan ek maliyetle karşılaşabilir. Asgari ücrete beklenen yüzde 20–25’lik zam da eklendiğinde tablo daha da ağırlaşacak.
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamında olup prim günü eksik bulunan vatandaşlar için zaman kritik hale geldi. Yıl sonuna kadar borçlanma işlemlerini tamamlayan EYT’liler, daha düşük maliyetle emeklilik hakkı elde edebilecek. Uzmanlar, “2026’ya bırakılan her başvuru, emeklilik maliyetini ciddi şekilde artıracak” uyarısında bulunuyor.
Öte yandan bazı zamlar yeni yılı beklemeden yürürlüğe girdi. 1 Aralık 2025 itibarıyla Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim oranı yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarıldı. Bu düzenlemeyle birlikte GSS kapsamında ödenecek en düşük aylık prim tutarı 1.560 TL’ye yükseldi.
Uzmanlar, hem borçlanma başvuruları hem de emeklilik işlemleri nedeniyle yılın son günlerinde SGK müdürlükleri ve bankalarda yoğunluk yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Vatandaşların mağduriyet yaşamamak adına işlemlerini son günlere bırakmamaları öneriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi